

Son yıllarda obezite tedavisinde önemli gelişmeler arasında gösterilen ve kamuoyunda “zayıflama iğnesi” olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, kilo verme amacıyla giderek daha fazla kullanılıyor. Ancak bu ilaçların yalnızca iştahı azaltan basit ürünler olarak görülmesi ve doktor kontrolü olmadan, sosyal medya veya çevre tavsiyesiyle kullanılması ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, bu ilaçların metabolizma, hormon dengesi ve kan şekeri düzenlenmesi üzerinde etkili güçlü tıbbi tedaviler olduğunu belirterek, bilinçsiz kullanımın başta pankreas, safra kesesi ve sindirim sistemi olmak üzere farklı organları olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor.
Dr. Ferhat Çetin, zayıflama iğnesi kullanırken dikkat edilmesi gereken 5 hayati kuralı anlattı.
Uzman kontrolü olmadan başlamayın
Zayıflama iğnelerinin kilo vermek isteyen herkes için uygun olmadığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, tedavinin mutlaka kişinin sağlık durumuna göre planlanması gerektiğini söylüyor.
Dr. Çetin, “Unutulmamalı ki bu ilaçlar bir takviye ürünü ya da vitamin-mineral desteği değil; insülin direnci, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, diyabet gibi pek çok metabolik bozukluk ve hastalığın altında yatan hormonal bozuklukları düzelten bir tıbbi tedavi ajanıdır” diyor.
İnternetten edinilen bilgiler doğrultusunda tedaviye başlanmasının, doz değiştirilmesinin veya ilacın kontrolsüz şekilde temin edilmesinin ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini vurgulayan Dr. Çetin, bu tedavilerin mutlaka uzman kontrolünde uygulanması gerektiğini belirtiyor.
Bu hastalıklarınız varsa mutlaka doktorunuza danışın
Daha önce pankreatit geçirmiş olanlar, safra taşı veya safra yolu hastalığı bulunanlar, medüller tiroit kanseri açısından risk taşıyanlar ve ileri düzey mide-bağırsak sistemi hastalığı olanlar açısından tedavi kararı özellikle dikkatli verilmelidir.
Bunun yanı sıra kontrol altında olmayan kalp-damar hastalıkları, çok yüksek trigliserid düzeyleri, kronik alkol kullanımı ve ailede pankreas veya safra hastalığı öyküsü bulunan kişilerin de tedavi öncesinde ayrıntılı değerlendirilmesi önem taşıyor.
Tedavinin yalnızca kişinin kilosuna bakılarak değil, tüm sağlık geçmişi dikkate alınarak planlanması gerekiyor.
Tedavi öncesinde sağlık durumunuzu değerlendirin
Obezite tedavisinde kullanılacak ilacın belirlenmesi kadar, tedavi öncesinde kişinin genel sağlık durumunun değerlendirilmesi de önem taşıyor.
Tedavi öncesinde açlık kan şekeri, HbA1c, insülin direnci, kolesterol ve trigliserid düzeyleri ile karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Çetin, gerekli durumlarda safra kesesi ve pankreasın ultrasonografiyle incelenmesinin de gizli sağlık sorunlarının ortaya çıkarılmasına yardımcı olabileceğini ifade ediyor.
“Daha fazla kullanırsam daha hızlı kilo veririm” demeyin!
Zayıflama iğnelerinde en tehlikeli hatalardan birinin dozun kişinin kendi kararıyla artırılması olduğunu belirten Dr. Ferhat Çetin, doz değişikliklerinin yalnızca hekim kontrolünde yapılması gerektiğini vurguluyor.
“Biraz daha fazla kullanırsam daha hızlı kilo veririm düşüncesi en tehlikeli hatalardan biridir” diyen Dr. Çetin, gereğinden hızlı doz artırılmasının bulantı, kusma, şiddetli mide-bağırsak yakınmaları ve sıvı kaybı gibi sorunlara yol açabileceğini belirtiyor.
İlacın düzensiz kullanılması veya enjeksiyon günlerinin kişinin kendi kararıyla değiştirilmesi de tedavinin etkinliğini olumsuz etkileyebilir.
Şiddetli karın ağrısı ve kusma varsa beklemeyin
Tedavi sırasında ortaya çıkan her şikâyetin sıradan bir yan etki olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Çetin, özellikle bazı belirtilerin ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirtiyor.
Şiddetli ve geçmeyen karın ağrısı, sürekli kusma, sarılık, koyu renkli idrar veya yüksek ateş gibi belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
Bu tür yakınmaların pankreas veya safra yollarıyla ilgili ciddi sorunlarla ilişkili olabileceğini belirten Dr. Çetin, bu belirtiler ortaya çıktığında ilacı kendi kendine kullanmaya devam etmek yerine tıbbi değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekiyor.
İlacı bırakınca eski alışkanlıklara dönmeyin!
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, zayıflama iğnesi kullanımında sık yapılan hatalardan birinin de tedavi sonrasında eski beslenme ve yaşam alışkanlıklarına geri dönmek olduğunu vurguluyor.
“Tedavinin bitmesi sürecin tamamlandığı anlamına gelmez. Amaç yalnızca kilo vermek değil, verilen kiloyu koruyacak sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazanmaktır” diyen Dr. Çetin, beslenme ve hareket düzeninin değiştirilmemesi durumunda ilacın iştah azaltıcı etkisi ortadan kalktığında verilen kiloların yeniden alınabileceğine dikkat çekiyor.
Tedavi sonrasında özellikle ilk 3-6 ayda kilo, bel çevresi ve metabolik değerlerin düzenli olarak takip edilmesi önem taşıyor.



