

Yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava yalnızca bunaltıcı bir ortam oluşturmuyor; kalbin iş yükünü de önemli ölçüde artırıyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdal, hava sıcaklığındaki her 5 derecelik artışın kalp krizi riskini yaklaşık yüzde 5 yükselttiğini belirterek, özellikle kalp ve damar hastalıkları bulunan kişilerin yaz aylarında günlük alışkanlıklarına daha fazla dikkat etmesi gerektiğini söyledi.
Aşırı sıcaklar kalp üzerinde ciddi yük oluşturuyor
İklim değişikliğinin etkisiyle yaz aylarında daha sık görülen aşırı sıcaklar, kalp ve damar sağlığını tehdit eden önemli çevresel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, yüksek sıcaklıkların yalnızca yaşam konforunu azaltmadığını; aynı zamanda sıvı ve mineral kaybı, tansiyon değişiklikleri ve kalbin daha fazla çalışması nedeniyle kalp krizi riskini de artırabildiğini belirtiyor.
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdal, sıcak havalarda vücudun normal ısı dengesini koruyabilmek için yoğun çaba harcadığını ifade ederek, “Yaz aylarında terlemeye bağlı sıvı ve elektrolit kaybı damarların genişlemesine ve tansiyonun düşmesine neden olur. Bu tablo kalp atım hızını artırırken özellikle kalp hastalarında ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir.” dedi.
Araştırmalar sıcaklık ile kalp krizi arasında ilişki olduğunu gösteriyor
Bilimsel çalışmalar, hava sıcaklıklarındaki yükseliş ile kalp-damar hastalıkları arasında dikkat çekici bir ilişki bulunduğunu ortaya koyuyor.
Bu konuya dikkat çeken Doç. Dr. Emrah Erdal, “Yapılan araştırmalar hava sıcaklığındaki her 5 derecelik artışın kalp krizi görülme riskini yaklaşık yüzde 5 artırdığını gösteriyor. Özellikle ileri yaşta olanlar, hipertansiyon, kalp yetmezliği ve damar hastalığı bulunan bireyler sıcak havalarda çok daha dikkatli olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Yetersiz sıvı tüketimi kalbin iş yükünü artırıyor
Yaz aylarında en sık yapılan hataların başında yeterli su içmemek geliyor. Terleme ile birlikte kaybedilen sıvı ve mineraller yerine konulmadığında tansiyon düşebiliyor, elektrolit dengesi bozulabiliyor ve kalbin daha fazla çalışması gerekebiliyor.
Bu süreçte yanlış içecek tercihlerinin de riski artırdığını belirten Doç. Dr. Emrah Erdal, “Su en doğru sıvı kaynağıdır. Günlük ortalama 2,5 litre sıvı tüketmeye özen gösterilmeli, mineral içeren içecekler tercih edilmelidir. Alkol, aşırı kahve ve şekerli içecekler ise sıvı kaybını artırabileceği için mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır.” dedi.
Yanlış kıyafet seçimi vücut ısısını yükseltebiliyor
Yaz aylarında koyu renkli ve kalın kıyafetler tercih etmek de kalbin yükünü artıran etkenler arasında yer alıyor. Bu tür giysiler güneş ışınlarını daha fazla emerek vücut sıcaklığının yükselmesine neden olabiliyor.
Bu konuda Doç. Dr. Emrah Erdal, “Açık renkli, bol kesimli ve pamuklu kıyafetler tercih edilmelidir. Nefes alabilen kumaşlar vücut ısısının dengelenmesini kolaylaştırırken kalbin üzerindeki yükün de azalmasına yardımcı olur.” değerlendirmesinde bulundu.
Öğle saatlerinde denize girmek ve spor yapmak risk oluşturabiliyor
Güneş ışınlarının en dik geldiği saatlerde yapılan yoğun fiziksel aktiviteler, sıcak havanın oluşturduğu yükü daha da artırabiliyor.
Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında denize girmek ya da plaj sporları yapmak konusunda uyarılarda bulunan Doç. Dr. Emrah Erdal, “Bu saatlerde yapılan egzersiz kalbin daha fazla çalışmasına neden olur. Özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler açısından ciddi risk oluşturabilir.” diye konuştu.
Uzmanlar, yürüyüş, koşu ve yüzme gibi aktivitelerin sabah erken saatlerde ya da güneşin etkisini kaybetmeye başladığı akşam saatlerinde yapılmasını öneriyor.
Yaz aylarında ilaçlar doktor kontrolünde yeniden değerlendirilmeli
Sıcak havalarda tansiyonun doğal olarak düşme eğiliminde olduğunu belirten uzmanlar, özellikle hipertansiyon, kalp yetmezliği ve kronik böbrek hastalığı nedeniyle ilaç kullanan kişilerin tedavilerini hekim kontrolünde gözden geçirmesi gerektiğini vurguluyor.
Bu konuda Doç. Dr. Emrah Erdal, “Yaz aylarında kullanılan tansiyon ve idrar söktürücü ilaçlar bazı hastalarda tansiyon düşüklüğünü belirgin hale getirebilir. Halsizlik, baş dönmesi ve bayılma gibi şikâyetlerin önüne geçebilmek için ilaç dozları gerekirse doktor tarafından yeniden düzenlenebilir. Ancak hiçbir hasta ilaçlarını kendi kararıyla azaltmamalı ya da bırakmamalıdır.” ifadelerini kullandı.
Ağır yemekler sıcak havalarda kalbi de yoruyor
Beslenme alışkanlıkları da yaz aylarında kalp sağlığını doğrudan etkiliyor. Özellikle yağlı, kızartılmış ve yüksek kalorili yiyecekler sindirim sisteminin yanı sıra dolaşım sistemini de zorlayabiliyor.
Bu konuda Doç. Dr. Emrah Erdal, “Hamur işleri, kızartmalar, yağlı etler ile aşırı tuzlu ve baharatlı yiyecekler metabolik yükü artırarak kalbin daha fazla çalışmasına neden olabilir. Yaz aylarında artan sıvı kaybı da bu tabloya eklendiğinde risk daha da yükselir.” dedi.
Kalbi korumak için hafif beslenme öneriliyor
Uzmanlara göre yaz aylarında taze sebze ve meyveler, zeytinyağlı yemekler, soğuk çorbalar ve sindirimi kolay besinler ön plana çıkarılmalı. Az yağlı peynirler ve balık gibi sağlıklı protein kaynakları tercih edilirken, et tüketiminde kızartma yerine haşlama veya ızgara yöntemleri uygulanmalı.
Hafif ve dengeli beslenmenin sıcak havalarda hem sindirim sistemini hem de kalbi rahatlattığını belirten Doç. Dr. Emrah Erdal, “Yaz mevsiminde alınacak basit önlemler kalbin üzerindeki yükü önemli ölçüde azaltabilir. Yeterli sıvı tüketimi, doğru beslenme, uygun saatlerde fiziksel aktivite ve doktor önerilerine uygun tedavi planı özellikle risk grubundaki kişiler için hayati önem taşıyor.” diyerek sıcak havalarda kalp sağlığının korunması için yaşam tarzı alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.



