Çocuk

Çocuklarda Yaz Enfeksiyonlarına Dikkat!

Yaz aylarında bağırsak enfeksiyonları neden artıyor? Uzmanından çocukları koruyacak önemli öneriler

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Meryem Necafi

Çocuklarda yaz enfeksiyonları, sıcak hava, kalabalık ortamlar, hijyen kurallarının ihmal edilmesi ve uygun koşullarda saklanmayan gıdalar nedeniyle daha sık görülebiliyor. Özellikle bağırsak enfeksiyonları yaz döneminde çocuklarda ishal, kusma, karın ağrısı ve ateş gibi şikâyetlerle ortaya çıkabiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Meryem Necafi, yaz aylarında enfeksiyonlardan korunmak için günlük yaşamda alınabilecek basit önlemlerin büyük önem taşıdığını belirterek, “Yaz aylarında çocuklarda görülen bağırsak enfeksiyonlarının çoğu virüs, bakteri veya daha düşük oranda parazitlerden kaynaklanıyor. Ellerin yeterince yıkanmadan yemek yenilmesi, havuz veya deniz suyunun yutulması ve uygun koşullarda saklanmayan yiyeceklerin tüketilmesi enfeksiyon riskini önemli ölçüde artırıyor” diyor.

Yaz tatilinde çocukların ev dışında geçirdiği zamanın artması, enfeksiyonlara maruz kalabilecekleri ortamların da çeşitlenmesine neden oluyor. Havuzlar, denizler, parklar, oyun alanları ve kalabalık sosyal ortamlar çocukların temas ettiği yüzey ve kişi sayısını artırabiliyor. Dr. Meryem Necafi, “İyi yıkanmamış sebze ve meyvelerin tüketilmesi, açıkta satılan gıdaların tercih edilmesi, ortak kullanılan oyuncak ve yüzeylerden sonra el hijyenine dikkat edilmemesi ve sıcak havada uzun süre dışarıda beklemiş süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi de yaz enfeksiyonları açısından önemli riskler oluşturuyor” ifadelerini kullanıyor.

Bağırsak enfeksiyonları çocuklarda nasıl belirti veriyor?

Bağırsak enfeksiyonları çocuklarda çoğunlukla ishal, kusma, mide bulantısı, karın ağrısı ve ateş gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Ancak özellikle küçük çocuklarda asıl dikkat edilmesi gereken noktalardan biri, kusma ve ishal nedeniyle ortaya çıkabilecek sıvı kaybı oluyor. Dr. Meryem Necafi, “Küçük çocuklarda sıvı kaybı kısa sürede ciddi boyutlara ulaşabilir. Bu nedenle yalnızca ishalin veya kusmanın varlığına değil, çocuğun genel durumuna, sıvı alımına ve idrar miktarına da dikkat etmek gerekir” diyerek ebeveynlerin çocuklarını yakından takip etmesi gerektiğini belirtiyor.

Yüksek ateş, sık kusma veya şiddetli ishalin yanı sıra ağız kuruluğu, gözyaşının azalması, idrar miktarında belirgin düşüş ve aşırı halsizlik de sıvı kaybının önemli işaretleri arasında yer alabiliyor. Dr. Necafi, “Yüksek ateş, kanlı ishal, ağız kuruluğu, gözyaşının azalması, bıngıldağın çökmesi, idrar miktarında belirgin azalma, aşırı halsizlik ve uykuya eğilim gibi belirtiler varsa çocuğun gecikmeden bir sağlık kuruluşunda değerlendirilmesi gerekir” diyor.

Havuz ve deniz suyunu yutmak enfeksiyon riskini artırabilir

Yaz aylarında çocukların en fazla zaman geçirdiği yerlerden biri havuz ve denizler oluyor. Ancak yüzme sırasında suyun yutulması, hijyen koşulları uygun olmayan ortamlarda bazı mikroorganizmaların vücuda alınmasına neden olabiliyor. Dr. Meryem Necafi, “Havuz veya deniz suyunun yutulması, özellikle hijyen koşullarının yeterli olmadığı ortamlarda bağırsak enfeksiyonları açısından risk oluşturabilir. Çocuklara yüzme sırasında mümkün olduğunca su yutmamaları gerektiği öğretilmelidir” sözleriyle aileleri uyarıyor.

Havuz çevresinde kullanılan ortak alanlar da çocukların farklı mikroorganizmalarla temas etmesine yol açabiliyor. Bu nedenle yalnızca suyun temizliği değil, çocukların havuz öncesi ve sonrasında kişisel hijyenine dikkat edilmesi de önem taşıyor. Dr. Necafi, “Çocukların havuza girmeden önce ve çıktıktan sonra duş alması, ellerini düzenli olarak yıkaması ve ortak kullanılan alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi enfeksiyonlardan korunmaya yardımcı olabilir” ifadelerini kullanıyor.

Açıkta satılan yiyecekler yazın neden daha riskli?

Yüksek sıcaklık, özellikle uygun koşullarda saklanmayan yiyeceklerde mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştırabiliyor. Süt ve süt ürünleri, et ürünleri ve kolay bozulan diğer gıdaların sıcak ortamda uzun süre bekletilmesi çocuklar açısından önemli bir risk oluşturabiliyor. Dr. Meryem Necafi, “Sıcak havalarda dışarıda uzun süre bekletilmiş yiyeceklerin tüketilmemesi gerekir. Özellikle süt ve süt ürünlerinin uygun sıcaklıkta muhafaza edilmesi ve güvenilir kaynaklardan alınması bağırsak enfeksiyonlarından korunmada önemlidir” diyor.

Sebze ve meyvelerin yeterince yıkanmadan tüketilmesi de enfeksiyon riskini artırabiliyor. Bu nedenle özellikle çocukların çiğ tükettiği besinlerin temizliğine dikkat edilmesi gerekiyor. Dr. Necafi, “Sebze ve meyveler tüketilmeden önce uygun şekilde yıkanmalı, açıkta satılan ve nasıl saklandığı bilinmeyen gıdalar çocuklara verilmemelidir” sözleriyle besin hijyeninin önemini vurguluyor.

Çocuk hastayken ne yedirmeli?

Bağırsak enfeksiyonu sırasında çocukların iştahında belirgin azalma görülmesi sık karşılaşılan bir durum. Bu dönemde ebeveynlerin çocuğu zorla yemek yedirmeye çalışması yerine önceliği sıvı alımına vermesi gerekiyor. Dr. Meryem Necafi, “Ebeveynler çocuklarının hiçbir şey yemek istememesi nedeniyle endişelenebiliyor. Oysa enfeksiyon döneminde iştah kaybı sık görülen ve çoğunlukla geçici bir durumdur. Çocuğu yemek yemeye zorlamak yerine az miktarlarda ama sık aralıklarla beslemek ve yeterli sıvı almasını sağlamak çok daha doğru bir yaklaşımdır” diyor.

Hastalık sırasında çocuğun tolere edebildiği hafif öğünlerin tercih edilmesi, iyileşme sürecinde beslenmenin sürdürülebilmesine yardımcı olabiliyor. Dr. Necafi, “Tek seferde büyük porsiyonlar sunmak yerine çocuğun tolere edebileceği küçük ve sık öğünler tercih edilebilir. Ev yapımı çorbalar ve kolay sindirilen hafif yiyecekler bu dönemde beslenmeyi kolaylaştırabilir” ifadelerini kullanıyor.

Bağırsak enfeksiyonu sonrası vücut direnci nasıl desteklenir?

Enfeksiyon sonrasında çocuğun eski beslenme düzenine dönmesi zaman alabiliyor. Bu dönemde yeterli sıvı tüketiminin yanı sıra yaşa uygun ve dengeli beslenme, toparlanma sürecini destekleyebiliyor. Dr. Meryem Necafi, “İyileşme döneminde çocuğun yaşına uygun miktarda sıvı alması, dengeli beslenmesi ve yeterli protein tüketmesi önemlidir. Yoğurt, ayran ve kefir gibi probiyotik içeren besinler de uygun çocuklarda beslenmenin bir parçası olabilir” diyor.

Protein kaynakları, sebze ve meyveler ile kolay sindirilen besinlerin dengeli şekilde sunulması da hastalık sonrası beslenme düzeninin yeniden oluşturulmasına yardımcı olabiliyor. Dr. Necafi, “Yumurta, balık, tavuk, baklagiller gibi kaliteli protein kaynaklarının yanı sıra muz, elma ve şeftali gibi meyveler ile iyi pişirilmiş sebzeler iyileşme döneminde beslenmeyi çeşitlendirebilir” şeklinde konuşuyor.

Çocuklara hangi yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalı?

Enfeksiyon sonrasında çocuğun iştahı azalmış olsa da yüksek şeker içeren içecekler veya ağır ve yağlı yiyeceklerle beslenmeye çalışılması doğru bir yaklaşım olmayabiliyor. Dr. Meryem Necafi, “Hazır paketli gıdalar, gazlı ve aşırı şekerli içecekler ile yağlı ve ağır yiyecekler yerine çocuğun yaşına uygun, dengeli ve kolay tüketebileceği besinlerin tercih edilmesi daha doğru olacaktır” diyor.

Bu süreçte temel hedef, çocuğu kısa sürede çok fazla yemek yemeye zorlamak değil, sıvı ve besin ihtiyacını tolere edebildiği ölçüde karşılamak oluyor. Dr. Necafi, “Çocuğun iştahı normale dönene kadar küçük porsiyonlarla ilerlemek ve sıvı tüketimini ihmal etmemek gerekir. İştahın birkaç gün içinde kademeli olarak toparlanması çoğu çocukta beklenen bir durumdur” ifadelerini kullanıyor.

editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleriYaz enfeksiyonlarından korunmak için nelere dikkat edilmeli?

Çocukların yaz aylarında enfeksiyonlardan korunmasında el hijyeni, güvenilir gıda tüketimi, temiz su kullanımı ve uygun saklama koşulları öne çıkıyor. Havuz veya deniz suyunun yutulmaması, açıkta bekletilen yiyeceklerden kaçınılması ve ortak kullanılan yüzeylerle temas sonrasında ellerin yıkanması da riski azaltabilecek günlük önlemler arasında bulunuyor. Dr. Meryem Necafi, “Çocukların ellerini özellikle yemeklerden önce ve dış ortamdan eve geldiklerinde yıkamalarını alışkanlık haline getirmek, güvenilir su ve gıda tüketmelerini sağlamak yaz enfeksiyonlarından korunmada en temel adımlardır” diyor.

Ebeveynlerin özellikle küçük çocuklarda sıvı kaybı belirtilerini yakından izlemesi ve ciddi belirtiler ortaya çıktığında evde kendi kendine tedavi uygulamak yerine sağlık kuruluşuna başvurması önem taşıyor. Dr. Necafi, “Yaz döneminde görülen enfeksiyonların önemli bir bölümü basit önlemlerle azaltılabilir. Ancak yüksek ateş, şiddetli kusma veya ishal, kanlı dışkı, belirgin sıvı kaybı, bilinç değişikliği ya da şiddetli karın ağrısı gibi belirtiler varsa beklemeden tıbbi değerlendirme yapılmalıdır” diyerek sözlerini tamamlıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün