Genel Sağlık

Kabızlığa Karşı Sofranızı Değiştirin!

Kabızlığa karşı bu besinler öne çıkıyor

Dahiliye Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent

Kabızlık, yalnızca tuvalete seyrek çıkmak anlamına gelmiyor; sert dışkı, dışkılama sırasında zorlanma ve bağırsakların tam boşalmadığı hissi de bu sorunun işaretleri arasında yer alıyor. Hareketsizlik, yetersiz sıvı ve lif tüketiminin yanı sıra bazı ilaçlar ve zayıflama amacıyla kullanılan bazı ilaç tedavileri de sindirim sistemi hareketlerini etkileyebiliyor. Dahiliye Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, kabızlığa karşı günlük beslenmede ve yaşam tarzında yapılabilecek değişiklikleri anlattı.

Kabızlık, modern yaşamın sık karşılaşılan sindirim sistemi sorunlarından biri. Uzun saatler masa başında oturmak, yeterince su içmemek ve lif açısından yetersiz beslenmek bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına zemin hazırlayabiliyor. Bunun yanında bazı ilaçların kullanımı ve özellikle kilo yönetimi amacıyla kullanılan bazı tedavilerde görülebilen sindirim sistemi yan etkileri de kabızlık şikâyetini artırabiliyor.

kabızlıkHer kabızlık aynı nedenden kaynaklanmadığı için sorunun yalnızca belirli bir besinle çözülebileceğini düşünmek de doğru değil. Bununla birlikte yeterli sıvı, liften zengin beslenme ve düzenli fiziksel aktivite, bağırsakların normal çalışmasını destekleyen temel alışkanlıklar arasında bulunuyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, özellikle masa başı çalışanlarda, ileri yaştaki kişilerde, gebelik döneminde ve lif tüketimi düşük olanlarda kabızlık yakınmalarının daha sık görülebildiğini belirtiyor.

Kabızlık sadece tuvalete çıkamamak değil

Kabızlık denildiğinde çoğu kişinin aklına yalnızca tuvalete seyrek çıkmak geliyor. Oysa dışkının sertleşmesi, dışkılama sırasında aşırı ıkınma ve bağırsakların tamamen boşalmadığı hissi de kabızlığın belirtileri arasında yer alıyor.

Dışkılama sıklığı kişiden kişiye değişebildiği için yalnızca haftada kaç kez tuvalete çıkıldığına bakarak değerlendirme yapmak da yeterli değil. Kişinin normal düzenindeki değişiklik, dışkının kıvamı ve dışkılama sırasında yaşanan güçlük birlikte değerlendirilmeli.

Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, “Bağırsaklarımız yalnızca sindirim sistemi için değil, genel sağlık açısından da büyük önem taşır. Düzenli çalışan bağırsaklar metabolizmayı desteklerken, yaşam kalitesini de artırır. Bağırsakları doğal yollarla desteklemek için ilk adım; yeterli su içmek, düzenli hareket etmek ve sofralarda lif açısından zengin doğal besinlere daha fazla yer vermektir.” diyor.

Lifli besinler bağırsak hareketlerinin temel desteklerinden biri

Kabızlıkla mücadelede beslenmenin en önemli unsurlarından biri yeterli lif tüketimi. Lifler, sindirim sisteminde tamamen parçalanmadan kalın bağırsağa ulaşarak dışkının hacminin ve kıvamının düzenlenmesine katkı sağlayabiliyor.

Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve kurubaklagiller bu açıdan önemli kaynaklar arasında yer alıyor. Ancak lif tüketiminin birdenbire çok yüksek miktarlara çıkarılması yerine kademeli olarak artırılması ve buna yeterli sıvı tüketiminin eşlik etmesi gerekiyor.

Kuru erik kabızlıkta neden öne çıkıyor?

Kabızlık söz konusu olduğunda kuru erik sık kullanılan doğal seçeneklerden biri. Bunun temelinde hem lif içermesi hem de doğal olarak sorbitol barındırması bulunuyor. Sorbitol, bağırsaklarda suyun tutulmasına katkıda bulunarak dışkının daha yumuşak hale gelmesine yardımcı olabilir.

Dr. Levent, “Kuru erik hem yüksek lif içerir hem de doğal sorbitol sayesinde bağırsakların daha düzenli çalışmasına yardımcı olur.” ifadelerini kullanıyor.

Kuru erik, kuru incir ve kuru kayısı da lif açısından zengin seçenekler arasında bulunuyor. Ancak kuru meyvelerin enerji ve doğal şeker içeriğinin taze meyvelere kıyasla daha yoğun olabileceği unutulmamalı; tüketim miktarı kişinin genel beslenme düzenine göre ayarlanmalı.

Yeşil sebzeler ve tam tahıllar sofrada daha fazla yer almalı

Ispanak, semizotu, pazı, marul, roka ve brokoli gibi sebzeler günlük lif alımını artırmanın pratik yollarından biri. Bu besinlerde bulunan farklı lif türleri, bağırsakların düzenli çalışmasına destek olabiliyor.

Beyaz ekmek ve rafine unla hazırlanan ürünler yerine tam buğday ekmeği, yulaf, çavdar ve bulgur gibi tam tahılların tercih edilmesi de günlük lif alımını artırabiliyor.

Burada önemli olan yalnızca tek bir “bağırsak dostu” besine yönelmek değil, beslenme düzeninin genelini lif açısından zenginleştirmek.

Kurubaklagiller bağırsak mikrobiyotasına da katkı sağlıyor

Mercimek, nohut, kuru fasulye ve barbunya hem lif hem de bitkisel protein açısından değerli besinler arasında bulunuyor.

Dr. Levent, “Düzenli baklagil tüketimi hem bağırsak hareketlerini artırır hem de yararlı bağırsak bakterilerinin çoğalmasına katkıda bulunur.” diyor.

Kurubaklagillerin içerdiği bazı karbonhidratlar bağırsak bakterileri tarafından kullanılabildiği için bağırsak mikrobiyotasının desteklenmesine katkıda bulunabiliyor. Ancak hassas bağırsak yapısına sahip kişilerde gaz ve şişkinlik görülebileceğinden tüketim miktarının kişisel toleransa göre ayarlanması gerekiyor.

Meyveyi mümkün olduğunca bütün tüketin

Elma, armut, erik ve kivi gibi meyveler de lif açısından iyi seçenekler arasında. Özellikle meyvenin suyunu içmek yerine bütün olarak tüketilmesi, liften yararlanmayı artırıyor.

Uygun olan meyvelerin iyi yıkanarak kabuklarıyla tüketilmesi de lif alımına katkı sağlayabiliyor. Bununla birlikte herhangi bir meyvenin tek başına kabızlığı tedavi ettiği düşünülmemeli.

Yoğurt ve kefir bağırsak dengesini destekleyebilir

Bağırsak sağlığında yalnızca lif değil, bağırsak mikrobiyotasının dengesi de önem taşıyor. Yoğurt ve kefir gibi fermente süt ürünleri, uygun kişilerde beslenme düzeninin bir parçası olarak tercih edilebilir.

Ancak probiyotik içeren her ürünün herkeste aynı etkiyi göstermesi beklenmemeli. Kabızlığın nedeni, kişinin genel beslenmesi ve eşlik eden sağlık sorunları tedavi yaklaşımında belirleyici.

Bağırsakları sadece beslenmeyle değil, hareketle de desteklemek gerekiyor

Gün içinde uzun süre oturmak bağırsak hareketlerinin azalmasına katkıda bulunabiliyor. Bu nedenle düzenli fiziksel aktivite, kabızlığın önlenmesi ve yönetiminde beslenme kadar önemli bir yaşam tarzı bileşeni.

Günlük yürüyüş, kişinin sağlık durumuna uygun egzersiz ve uzun süre kesintisiz oturmaktan kaçınmak bağırsak hareketlerinin desteklenmesine yardımcı olabilir.

Yeterli sıvı tüketimi de özellikle lif tüketimi artırıldığında önem kazanıyor. Ancak kişinin sıvı alımı; yaş, genel sağlık durumu, kullanılan ilaçlar ve eşlik eden kalp veya böbrek hastalıkları gibi faktörler dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Zayıflama ilaçları kullananlar kabızlığı göz ardı etmemeli

Son yıllarda kilo yönetiminde kullanılan bazı ilaçlar sindirim sistemi üzerinde yan etkilere neden olabiliyor. Özellikle bağırsak hareketlerinin yavaşlaması veya sindirim sisteminin çalışma biçimindeki değişiklikler bazı kişilerde kabızlık şikâyetini artırabiliyor.

Bu nedenle yeni başlayan veya belirgin şekilde artan kabızlığın yalnızca beslenme alışkanlıklarına bağlanmaması gerekiyor. Kullanılan ilaçların da hekim tarafından değerlendirilmesi önemli.

İlaç kaynaklı olabileceği düşünülen bir kabızlıkta tedavinin kişinin kendi kararıyla bırakılması veya dozunun değiştirilmesi ise doğru değil.

Kabızlık ne zaman normal kabul edilmemeli?

Kabızlık çoğu zaman yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarıyla ilişkili olsa da bazı durumlarda daha ciddi bir sağlık sorununun belirtisi olabilir.

Özellikle dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı, şiddetli karın ağrısı, demir eksikliği anemisi, aniden başlayan kabızlık veya ileri yaşta yeni ortaya çıkan bağırsak alışkanlığı değişikliği varsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli.

Dr. Ayhan Levent, bu konuda şu uyarıyı yapıyor:

“Dışkıda kan görülmesi, ani başlayan kabızlık, açıklanamayan kilo kaybı, şiddetli karın ağrısı, demir eksikliği anemisi, ileri yaşta yeni başlayan kabızlık gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir iç hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor.”

Özellikle uzun süren ve kişinin günlük yaşamını etkileyen kabızlıkta, yalnızca farklı besinleri denemek yerine altta yatan nedenin belirlenmesi gerekiyor.

Bağırsak sağlığı için küçük değişiklikler önemli

Kabızlıkla mücadelede tek bir “mucize” besin bulunmuyor. Yeterli sıvı tüketimi, sebze ve meyvelerden zengin, yeterli lif içeren bir beslenme düzeni, tam tahıllar ve kurubaklagillerin sofrada daha fazla yer alması, düzenli fiziksel aktivite ve uygun tuvalet alışkanlıkları birlikte değerlendirildiğinde bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine katkı sağlayabiliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, “Kabızlığı yalnızca bir sindirim problemi olarak görmek doğru değildir. Liften zengin beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları bağırsakların doğal ritmini korumanın en etkili yoludur. Küçük görünen günlük alışkanlıklar, uzun vadede hem bağırsak sağlığını hem de genel yaşam kalitesini belirler.” diyerek değerlendirmesini tamamlıyor.

editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleri

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün