

Donuk omuz, yalnızca omuz ağrısıyla değil, zaman içinde belirginleşen hareket kısıtlılığıyla da kendini gösterebiliyor. Özellikle kolu kaldırmak, saç taramak, mont giymek veya sırt bölgesine uzanmak giderek zorlaşıyorsa omuz ekleminin değerlendirilmesi önem taşıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hakan Özer, ağrıya eşlik eden hareket kaybının farklı omuz hastalıklarından ayırt edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Omuz ağrısı hareketleri kısıtlamaya başladıysa dikkat!
Omuz ağrısı, günlük yaşamda oldukça sık karşılaşılan kas-iskelet sistemi yakınmalarından biri. Ancak ağrının yanı sıra kol hareketlerinin giderek zorlaşması, basit bir zorlanmadan daha farklı bir soruna işaret edebiliyor. Özellikle omuzun hem kişinin kendi hareketleriyle hem de dışarıdan hareket ettirildiğinde kısıtlı olması, donuk omuz olarak bilinen adezif kapsülit açısından önemli bir bulgu olarak değerlendiriliyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hakan Özer, donuk omuzda ağrı kadar hareket kaybının da dikkate alınması gerektiğini söylüyor. Çünkü hastalık ilerledikçe günlük yaşamın en sıradan hareketleri bile kişinin zorlanmasına neden olabiliyor.
Donuk omuz nedir, nasıl ortaya çıkar?
Tıbbi adı adezif kapsülit olan donuk omuz, omuz eklemini çevreleyen kapsülün kalınlaşması ve sertleşmesi sonucunda eklem hareketlerinin giderek kısıtlanmasıyla ortaya çıkıyor.
Bazı kişilerde belirgin bir neden bulunmadan gelişebilen bu durum, bazı hastalarda ise omuzun uzun süre hareketsiz kalmasının ardından görülebiliyor. Omuz veya kol yaralanmaları, kırıklar ve cerrahi operasyonlar sonrasında kolun uzun süre kullanılmaması da risk oluşturabiliyor.
Donuk omuzu bazı diğer omuz hastalıklarından ayıran önemli özelliklerden biri ise hareket kaybının yalnızca kişinin kendi yaptığı hareketlerle sınırlı kalmaması.
Kişi kolunu kendi başına kaldırmakta veya çevirmekte zorlanırken, muayene sırasında hekim tarafından yapılan pasif hareketlerde de omuz eklem hareket açıklığının azaldığı görülebiliyor.
Op. Dr. Hakan Özer, “Omuz ağrısına giderek artan bir hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa bu durumun yalnızca günlük zorlanmaya bağlı olduğu düşünülmemelidir. Özellikle kişinin kolunu hem kendi başına hareket ettirmekte zorlanması hem de omuz hareketlerinin muayene sırasında kısıtlı bulunması, donuk omuz açısından değerlendirilmesi gereken bulgular arasındadır.” diyor.
Gece ağrısı uykudan uyandırabilir
Donuk omuzun ilk dönemlerinde ağrı ön plana çıkabiliyor. Özellikle geceleri şiddetlenen ağrı, uyku kalitesini bozabiliyor. Zaman ilerledikçe ise omuzdaki sertlik ve hareket kaybı daha belirgin hale geliyor.
Bu aşamada kişi yüksek bir rafa uzanmakta, saçını taramakta, mont veya ceket giymekte ya da elini sırtına götürmekte zorlanabiliyor. Günlük yaşamda kullanılan basit hareketlerin giderek daha fazla çaba gerektirmesi, hastalığın ilerlediğine işaret edebiliyor.
Donuk omuzun üç farklı dönemi bulunuyor
Donuk omuzun seyri herkes için aynı olmasa da hastalık genel olarak üç dönem üzerinden ele alınıyor.
Donma döneminde ağrı giderek artıyor ve bununla birlikte omuz hareketlerinde kısıtlanma başlıyor. Gece ağrıları bu aşamada daha belirgin olabiliyor.
Donukluk döneminde ağrının şiddeti bazı kişilerde azalsa da hareket kaybı daha fazla hissediliyor. Özellikle günlük işlerde yaşanan güçlükler bu dönemde ön plana çıkıyor.
Çözülme döneminde ise omuz hareketleri zaman içinde kademeli olarak geri kazanılabiliyor. Ancak iyileşme süresi kişiden kişiye değişiyor. Bazı kişilerde toparlanma aylar içinde gerçekleşirken, bazı hastalarda daha uzun bir dönem gerekebiliyor.
Diyabet ve tiroid hastalıkları riski artırabiliyor
Donuk omuz özellikle orta yaşlarda daha sık görülüyor ve kadınlarda erkeklere kıyasla daha fazla bildiriliyor. Bunun yanında bazı sistemik hastalıklar da donuk omuzla ilişkilendiriliyor.
Özellikle diyabet, donuk omuzla en sık ilişkilendirilen sağlık sorunlarından biri. Tiroid fonksiyonlarındaki bozuklukların da hastalığın görülme ihtimaliyle ilişkili olabileceği biliniyor.
Bunun yanı sıra omuzun uzun süre hareketsiz kalmasına neden olan kırıklar, yaralanmalar ve ameliyatlar sonrasında da adezif kapsülit gelişebiliyor.
Bu nedenle özellikle diyabet veya tiroid hastalığı bulunan ve beraberinde giderek artan omuz hareket kısıtlılığı yaşayan kişilerin yakınmalarını ertelememesi gerekiyor.
Her omuz ağrısı donuk omuz anlamına gelmiyor
Omuz ağrısının altında her zaman adezif kapsülit bulunmuyor. Rotator manşet problemleri, tendon hastalıkları, omuz sıkışması, kireçlenme ve diğer kas-iskelet sistemi sorunları da benzer yakınmalara neden olabiliyor.
Bu nedenle tanıda yalnızca ağrının bulunduğu bölgeye bakılması yeterli değil. Hastanın şikâyetlerinin ne zaman başladığı, hangi hareketlerle arttığı ve hareket kısıtlılığının nasıl geliştiği değerlendiriliyor.
Fizik muayenede ise hem kişinin kendi yaptığı aktif hareketler hem de hekimin omuzu dışarıdan hareket ettirdiği pasif hareketler inceleniyor. Donuk omuz açısından özellikle her iki hareket grubunda da kısıtlılık bulunması önem taşıyor.
MR ve röntgen her zaman tanı için gerekli değil
Donuk omuz tanısı her hastada doğrudan görüntüleme yöntemleriyle konulmuyor. Röntgen veya manyetik rezonans görüntüleme (MR), hastanın şikâyetleri ve muayene bulgularına göre benzer belirtilere neden olabilecek diğer omuz hastalıklarını değerlendirmek amacıyla kullanılabiliyor.
Bu nedenle omuz ağrısı yaşayan herkesin doğrudan MR çektirmesi gerektiği düşüncesi doğru değil. Hangi görüntüleme yönteminin gerekli olduğuna klinik değerlendirme sonrasında karar veriliyor.
Ağrı var diye omuzu tamamen hareketsiz bırakmayın
Omuz ağrısı yaşayan kişilerin yaptığı yaygın hatalardan biri, hareketin ağrıyı artıracağı düşüncesiyle kolu mümkün olduğunca kullanmamak. Ancak uzun süreli hareketsizlik, omuzdaki sertliğin daha da artmasına katkıda bulunabiliyor.
Burada amaç ağrıya rağmen omuzu zorlamak değil. Hareket ve egzersiz programının hastalığın hangi aşamada olduğuna ve kişinin ağrı düzeyine göre belirlenmesi gerekiyor.
Op. Dr. Hakan Özer, “Donuk omuzda amaç omuzu zorlayarak hareket ettirmek değildir. Bununla birlikte ağrı nedeniyle omuzu tamamen hareketsiz bırakmak da uygun bir yaklaşım olmayabilir. Hareket ve egzersiz programının kişinin ağrı düzeyi ve hastalığın dönemine göre planlanması gerekir.” ifadelerini kullanıyor.
Bu nedenle internetten bulunan egzersizlerin kontrolsüz şekilde uygulanması yerine, kişinin klinik durumuna uygun hareket programının uzman değerlendirmesiyle belirlenmesi önem taşıyor.
Omuzdaki hareket değişikliğini hafife almayın
Gece belirginleşen omuz ağrısı tek başına donuk omuz anlamına gelmese de, buna giderek artan hareket kısıtlılığının eklenmesi durumunda değerlendirme gerekebiliyor.
Özellikle kolu baş üzerine kaldırmak, arkaya uzanmak, saç taramak, kıyafet giymek veya günlük kişisel bakım hareketlerini yapmak giderek zorlaşıyorsa sorunun kaynağının araştırılması önem taşıyor.
Op. Dr. Hakan Özer, “Donuk omuzda belirtilerin seyri ve iyileşme süreci kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenle omuz ağrısına hareket kaybı eşlik etmeye başladığında yakınmaların nedeninin doğru şekilde değerlendirilmesi önem taşır. Benzer belirtiler farklı omuz sorunlarında da görülebildiği için yaklaşım, muayene bulguları ve kişinin klinik durumuna göre planlanmalıdır.” diyor.
Omuz ağrısının erken dönemde değerlendirilmesi, yalnızca donuk omuz açısından değil, benzer belirtilere yol açabilecek diğer eklem, tendon ve kas sorunlarının belirlenmesi açısından da önem taşıyor. Özellikle ağrının giderek artması veya günlük hareketlerin belirgin şekilde kısıtlanması durumunda yakınmaları uzun süre ertelemek yerine ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurmak, uygun değerlendirme ve tedavi planının oluşturulmasına yardımcı olabilir.



