Genel Sağlık

Bu Belirtileri Sıcağa Bağlamayın!

Yaz sıcakları kalbin yükünü artırıyor: Göğüs ağrısı, nefes darlığı ve ani çarpıntı hangi durumda kalbin alarmı olabilir?

Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu

Yaz sıcaklarında kalp sağlığı, özellikle aşırı sıcak ve nemli havalarda daha fazla önem kazanıyor. Vücudun ısı dengesini korumaya çalışırken kalbin daha yoğun çalışması, terlemeyle birlikte sıvı ve elektrolit kaybının yaşanması bazı kişilerde dolaşım sisteminin üzerindeki yükü artırabiliyor. Erdem Hastanesi Çamlıca Kardiyoloji Bölümü hekimlerinden Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, “Sıcak havalarda vücudun ısı dengesini sağlamak için kalbin iş yükü artabilir. Bu nedenle özellikle göğüs bölgesinde baskı veya sıkışma, dinlenmekle geçmeyen nefes darlığı, beklenmedik ve şiddetli çarpıntı, aşırı baş dönmesi veya bayılma hissi yaşayan kişilerin belirtileri yalnızca sıcağa bağlamaması gerekir” dedi.

Sıcak hava kalbi neden daha fazla yoruyor?

Yüksek sıcaklıklarda vücut, normal ısısını koruyabilmek için çeşitli fizyolojik mekanizmaları devreye sokuyor. Cilde yakın damarların genişlemesi ve terleme, vücudun ısı kaybetmesine yardımcı olurken kalbin de dolaşımı sürdürebilmek için daha fazla çalışmasına neden olabiliyor. Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, “Kalp, kanı vücutta dolaştırırken aynı zamanda vücudun serinlemesine yardımcı olan bu adaptasyon sürecine de destek verir. Ancak sıcaklık yükseldikçe terlemeyle sıvı ve elektrolit kaybı artabilir ve bu durum kalp-damar sisteminin yükünü artırabilir” ifadelerini kullandı.

Sıcak havanın etkisi yalnızca termometredeki sıcaklıkla da sınırlı değil. Yüksek nem, terin buharlaşmasını zorlaştırarak vücudun kendisini serinletmesini güçleştirebiliyor. Uzm. Dr. Solakoğlu, “Özellikle sıcaklığın ve nemin yüksek olduğu günlerde vücudun ısı dengesini koruması daha fazla çaba gerektirir. Bu nedenle günün en sıcak saatlerinde gereksiz yere yoğun fiziksel efor harcanmaması önemlidir” dedi.

Susamayı beklemek doğru değil

Yaz aylarında kalp sağlığını korumanın temel noktalarından biri yeterli sıvı tüketimi. Terleme nedeniyle kaybedilen sıvının yerine konulmaması dolaşım sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, “Susama hissinin ortaya çıkmasını beklemeden düzenli sıvı tüketmeye özen gösterilmelidir. Özellikle sıcak havalarda gün içerisinde alınan sıvının yeterli olması, vücudun sıvı dengesinin korunmasına yardımcı olur” diye konuştu.

Ancak sıvı tüketiminde yalnızca miktara değil, tercih edilen içeceklere de dikkat edilmesi gerekiyor. Şekerli, aşırı kafeinli ve asitli içeceklerin fazla tüketilmesinin yerine uygun sıvı seçeneklerinin tercih edilmesi önem taşıyor. Uzm. Dr. Solakoğlu, “Ev yapımı şekersiz kompostolar, taze sıkılmış sebze suları ve sodyum kısıtlaması olmayan kişilerde doğal maden suları tercih edilebilir. Ancak kişinin mevcut hastalıkları ve sıvı kısıtlaması olup olmadığı mutlaka dikkate alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

Göğüs ağrısını “sıcaktan oldu” diye geçiştirmeyin

Sıcak havalarda halsizlik, terleme veya baş dönmesi gibi yakınmalar görülebilse de bazı belirtiler daha ciddi bir durumun işareti olabilir. Özellikle göğüs bölgesinde baskı veya sıkışma hissi, dinlenmekle geçmeyen nefes darlığı, ani ve şiddetli çarpıntı, belirgin baş dönmesi, göz kararması veya bayılma hissi önemsenmeli. Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, “Bu belirtileri yalnızca sıcak havanın doğal sonucu olarak değerlendirmek doğru değildir. Özellikle dinlenmeyle düzelmeyen veya şiddetli seyreden yakınmalarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.

Kalp-damar sistemiyle ilgili bir sorunun erken değerlendirilmesi, belirtilerin nedeninin ortaya konulması açısından önem taşıyor. Uzm. Dr. Solakoğlu, “Vücudun sıcaklığa verdiği yanıt ile kalp kaynaklı bir şikâyeti birbirinden ayırmak her zaman kişinin kendi başına yapabileceği bir değerlendirme değildir. Şüpheli belirtilerde uzman görüşü alınması gerekir” diye konuştu.

Yazın sofrayı da hafifletin

Sıcak havalarda beslenme düzeni de günlük yaşam konforunu etkileyebiliyor. Özellikle ağır, aşırı yağlı ve tuzlu yiyecekler yerine daha hafif hazırlanmış öğünlerin tercih edilmesi öneriliyor. Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, “Yaz döneminde zeytinyağlı yemekler, haşlama ve ızgara yöntemleriyle hazırlanmış hafif protein kaynakları tercih edilebilir. Aşırı yağlı, tuzlu yiyecekler, kızartmalar, hamur işleri ve paketli atıştırmalıkların sınırlandırılması kalp-damar sağlığı açısından önemlidir” dedi.

Beslenmenin yanında yeterli sıvı tüketimi ve günlük hareket düzeninin korunması da yaz aylarında önem taşıyor. Uzm. Dr. Solakoğlu, “Amaç sıcak havalarda tamamen hareketsiz kalmak değil, fiziksel aktivitenin zamanını ve yoğunluğunu hava koşullarına göre düzenlemektir. Vücudu aşırı zorlamadan hareket etmek daha doğru bir yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.

Egzersiz için en sıcak saatleri seçmeyin

Yaz aylarında açık havada spor yapmak isteyenlerin egzersiz saatlerine dikkat etmesi gerekiyor. Günün en sıcak döneminde yoğun fiziksel aktivite yapmak, terleme ve sıvı kaybını artırarak vücudun ısı yükünü yükseltebiliyor. Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, “Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında açık havada yoğun efor gerektiren aktivitelerden kaçınılmalı; egzersiz için sabah erken saatler veya akşam saatleri tercih edilmelidir” dedi.

Özellikle sıcak havaya alışık olmayan kişilerin yoğun egzersize birden başlamaması da önem taşıyor. Uzm. Dr. Solakoğlu, “Fiziksel aktivitenin süresi ve yoğunluğu kişinin sağlık durumuna ve hava koşullarına göre belirlenmeli, sıcak havalarda vücudun verdiği sinyaller dikkate alınmalıdır” diye konuştu.

Tansiyon ve kalp ilaçlarını kendi kendinize değiştirmeyin

Sıcak hava, vücudun sıvı dengesini ve kan basıncını etkileyebildiği için düzenli ilaç kullanan kişilerin daha dikkatli olması gerekiyor. Özellikle idrar söktürücü veya tansiyon düzenleyici ilaç kullanan kişilerin sıcak nedeniyle ilaç dozunu kendi kendine değiştirmesi doğru değil. Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, “Sıcak havalarda ilaçların kullanım sıklığı veya dozuyla ilgili değişiklik yapılması gerekiyorsa bunun hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Hastaların ilaçlarını kendi kararlarıyla kesmemeleri veya değiştirmemeleri önemlidir” dedi.

Baş dönmesi, belirgin tansiyon düşüklüğü hissi veya alışılmışın dışında yakınmalar ortaya çıktığında da durumun değerlendirilmesi gerekiyor. Uzm. Dr. Solakoğlu, “Özellikle düzenli ilaç kullanan kişilerde sıcak havalarda ortaya çıkan yeni belirtiler önemsenmeli ve gerektiğinde hekimle iletişime geçilmelidir” ifadelerini kullandı.

Günlük hayatta küçük önlemler büyük fark yaratabilir

Kalbi sıcak havanın olumsuz etkilerinden korumak için yalnızca su tüketimine dikkat etmek yeterli değil. Yaşam alanlarının mümkün olduğunca serin tutulması, güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarıda geçirilen sürenin azaltılması ve uygun kıyafetlerin tercih edilmesi de vücudun ısı dengesini korumasına yardımcı oluyor. Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, “Geniş kenarlı şapkalar ve güneş gözlükleri kullanmak, açık renkli ve nefes alabilen pamuklu kıyafetler tercih etmek, ağır fiziksel işleri günün serin saatlerine bırakmak sıcakla mücadelede alınabilecek basit ama etkili önlemlerdir” dedi.

Sıcak havalarda serinlemek için duş almak da günlük konforu artırabiliyor. Uzm. Dr. Solakoğlu, “Ilık duş almak ve özellikle güneşin yoğun olduğu saatlerde doğrudan güneşe maruz kalmamak vücudun ısı yükünü azaltmaya yardımcı olabilir. Önemli olan aşırı sıcakla uzun süre mücadele etmek zorunda kalmamaktır” diye konuştu.

editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleriKalbin verdiği sinyalleri sıcağa bağlamayın

Yaz sıcakları herkes için aynı ölçüde risk oluşturmasa da özellikle kalp-damar hastalığı bulunan veya düzenli ilaç kullanan kişilerin daha dikkatli olması gerekiyor. Sıvı dengesini korumak, yoğun aktiviteleri serin saatlere taşımak, dengeli beslenmek ve ilaç tedavisini hekim önerisi olmadan değiştirmemek yaz döneminde alınabilecek temel önlemler arasında bulunuyor. Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, “Sıcak havalarda amaç yalnızca serin kalmak değil, kalbin ve dolaşım sisteminin üzerindeki yükü de azaltmaktır. Göğüs ağrısı, dinlenmekle geçmeyen nefes darlığı, ani çarpıntı, göz kararması veya bayılma hissi gibi belirtiler ortaya çıktığında ise bunları ‘sıcaktandır’ diyerek geçiştirmemek gerekir” diyerek sözlerini tamamladı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün