Beslenme

Mangal Keyfi Kalbinizi Yormasın!

Yaz sofralarının vazgeçilmezi mangalı daha sağlıklı hale getirmenin 6 kolay yolu...

Prof. Dr. Nevrez Koylan

Kalp dostu mangal, doğru et seçiminden sağlıklı pişirme yöntemlerine, tuz ve sos kullanımından porsiyon kontrolüne kadar birkaç basit değişiklikle mümkün olabilir. Yaz akşamlarının vazgeçilmezi olan mangalda yağlı etler, işlenmiş et ürünleri, fazla tuz, kömürleşmiş yiyecekler ve büyük porsiyonlar kalp sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar arasında yer alıyor. Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Mangal sofrasında önemli olan yalnızca ne yediğiniz değil, ne kadar yediğiniz ve nasıl pişirdiğinizdir. Fazla yağlı etler, işlenmiş ürünler ve yüksek tuz tüketimi kalp-damar sağlığı açısından risk oluşturabilir” dedi.

Mangal sofrasının tamamen değiştirilmesine gerek olmadığını belirten Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Lezzetten vazgeçmeden daha sağlıklı seçimler yapılabilir. İşlenmiş et ürünlerini sınırlamak, sebzelere daha fazla yer vermek, eti yüksek ateşte yakmamak ve porsiyonları kontrol etmek kalp dostu bir mangal için önemli adımlardır” ifadelerini kullandı.

1. Mangalda hangi etleri tercih etmelisiniz?

Mangal denildiğinde akla ilk olarak kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri gelse de protein kaynağını çeşitlendirmek sofrayı daha dengeli hale getirebilir. Balık, derisiz tavuk ve hindi eti ile yağ oranı daha düşük kırmızı etler tercih edilebilir. Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Izgara balık, derisiz tavuk, hindi ve az yağlı kırmızı et daha iyi seçenekler arasında bulunuyor. Sucuk, salam ve sosis gibi işlenmiş etlerin ise daha sınırlı tüketilmesi gerekiyor” dedi.

İşlenmiş et ürünleri yalnızca yağ içeriği nedeniyle değil, aynı zamanda yüksek miktarda sodyum içerebilmeleri nedeniyle de dikkat gerektiriyor. Özellikle hipertansiyonu bulunan kişilerin mangal sofrasında sucuk, salam ve sosis gibi ürünleri alışkanlık haline getirmemesi önem taşıyor. Prof. Dr. Koylan, “Kalp sağlığı açısından protein seçerken mümkün olduğunca daha az işlenmiş ve yağ oranı daha düşük alternatiflere yönelmek daha doğru bir yaklaşım” diye konuştu.

2. Eti yüksek ateşte yakmayın

Mangalın en önemli noktalarından biri yalnızca etin pişmesi değil, nasıl piştiği. Eti doğrudan yüksek alevin üzerine koymak veya uzun süre yüksek sıcaklıkta tutmak, yüzeyinde kömürleşmeye neden olabiliyor. Yüksek sıcaklıklarda heterosiklik aminler (HCA) ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH) olarak adlandırılan bazı bileşikler oluşabiliyor. Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Eti doğrudan alevin içine bırakmak yerine kontrollü ısıda pişirmek, sık sık çevirmek ve kömürleşmiş bölümleri tüketmemek daha sağlıklı bir pişirme yaklaşımıdır” ifadelerini kullandı.

mangal, kalp, sağlık,Pişirme öncesinde yapılacak marinasyon da mangal hazırlığının önemli parçalarından biri. Zeytinyağı, limon, sarımsak ve çeşitli baharatlarla hazırlanan marinasyonlar etin lezzetini artırırken pişirme sırasında oluşabilecek bazı zararlı bileşiklerin azalmasına yardımcı olabilir. Prof. Dr. Koylan, “Mangalda yüksek ateşi kontrol etmek ve etin dış yüzeyinin yanmasını önlemek, pişirme sürecindeki en önemli noktalardan biridir” dedi.

3. Mangal tabağının yarısını sebzelere ayırın

Mangal sofralarında etin yanında sebzelerin de önemli bir yerinin olması, öğünün genel dengesini değiştirebilir. Kabak, biber, domates, soğan, patlıcan ve mantar gibi sebzeler ızgarada hazırlanarak hem sofraya çeşitlilik kazandırabilir hem de lif ve antioksidan açısından öğünü destekleyebilir. Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Sebzelerin mangalda daha fazla yer alması, öğünün kalori yoğunluğunu azaltırken lif açısından daha zengin bir sofra oluşturulmasına katkı sağlayabilir” dedi.

Sebzeleri yalnızca garnitür olarak görmek yerine ana öğünün önemli bir parçası haline getirmek de porsiyon kontrolünü kolaylaştırabilir. Prof. Dr. Koylan, “Mangal sofrasında tabağın yalnızca etten oluşması yerine sebze çeşitlerinin artırılması, kalp dostu beslenme açısından daha dengeli bir yaklaşım sağlar” ifadelerini kullandı.

4. Sos ve tuz konusunda ölçüyü kaçırmayın

Mangal etinin yanında sunulan soslar küçük bir ayrıntı gibi görünse de sofradaki toplam tuz ve şeker miktarını ciddi biçimde artırabilir. Hazır barbekü sosları, ketçaplar ve bazı işlenmiş çeşniler yüksek miktarda sodyum ve şeker içerebilir. Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Mangalda kullanılan sosların içeriğine dikkat etmek gerekiyor. Hazır ve yoğun tuz içeren soslar yerine limon, sarımsak, kekik, kimyon, taze otlar ve uygun miktarda zeytinyağı kullanılabilir” dedi.

Özellikle hipertansiyonu bulunan kişiler için sodyum tüketiminin kontrol altında tutulması önemli. Prof. Dr. Koylan, “Tuz tüketimini azaltmak yalnızca sofrada tuzluğu kaldırmakla sınırlı değil; hazır soslar ve işlenmiş ürünlerden gelen gizli sodyumu da hesaba katmak gerekiyor” diye konuştu.

5. Mangalın yanında ne içtiğinize de dikkat edin

Mangal sofralarında et kadar sık tüketilen gazlı ve şekerli içecekler de kalp dostu beslenme açısından yeniden değerlendirilmeli. Şekerli içecekler gereksiz kalori alımını artırabilir ve düzenli tüketildiğinde metabolik sağlık açısından olumsuz sonuçlara katkıda bulunabilir. Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Mangal sofrasında şekerli ve gazlı içecekleri mümkün olduğunca sınırlamak, bunun yerine su, şekersiz içecekler veya uygun seçenekler tercih etmek daha doğru olur” dedi.

Özellikle sıcak yaz akşamlarında sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi de gerekiyor. Su, günlük sıvı ihtiyacının karşılanmasında temel seçenek olarak öne çıkarken ayran veya şekersiz içecekler de kişisel sağlık durumuna göre değerlendirilebilir. Prof. Dr. Koylan, “Mangal sırasında yalnızca yemeğe değil, sıvı tüketimine de dikkat edilmeli; susuz kalmamak için su tüketimi ihmal edilmemeli” ifadelerini kullandı.

6. Sağlıklı yemek bile olsa porsiyonunuza dikkat edin

Kalp dostu bir mangal hazırlarken yalnızca besinlerin içeriğine odaklanmak yeterli değil. Porsiyon miktarı da en az yiyecek seçimi kadar önemli. Yağ oranı daha düşük bir etin bile gereğinden fazla tüketilmesi toplam enerji alımını artırabilir. Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Bazen sorun yalnızca ne yediğimiz değil, ne kadar yediğimizdir. Küçük porsiyonlarla başlamak ve tabağı sebzelerle dengelemek bu açıdan faydalı olabilir” dedi.

Yemeğin yavaş tüketilmesi de tokluk hissinin fark edilmesine yardımcı olabilir. Sürekli atıştırmak yerine tabağın baştan dengeli hazırlanması, özellikle uzun süren mangal sofralarında gereğinden fazla yemek tüketilmesini önleyebilir. Prof. Dr. Koylan, “Kalp dostu beslenme yasaklardan oluşan bir sistem değildir. Önemli olan dengeyi korumak ve mangal gibi keyifli sofralarda da sağlıklı seçimleri sürdürülebilir hale getirmektir” diye konuştu.

editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleriMangal keyfinden vazgeçmeden kalbinizi koruyabilirsiniz

Yaz akşamlarında mangal yapmak, doğru tercihlerle sağlıklı beslenme düzeninin tamamen dışında kalan bir öğün olmak zorunda değil. Yağlı ve işlenmiş etleri sınırlamak, sebzelere sofrada daha fazla yer açmak, eti kömürleştirmeden pişirmek, hazır sos ve fazla tuzdan kaçınmak, şekerli içecekleri azaltmak ve porsiyonları kontrol etmek daha dengeli bir mangal sofrası oluşturabilir. Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Mangalın kendisini yasaklamak yerine sofradaki seçimleri değiştirmek daha gerçekçi bir yaklaşımdır. Doğru protein, bol sebze, kontrollü tuz, uygun pişirme yöntemi ve ölçülü porsiyonla yaz sofralarının keyfini kalp sağlığını gözeterek çıkarmak mümkün” dedi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün