

Anabolik steroidler, kısa sürede kas kütlesini artırmak isteyen sporcular tarafından hekim kontrolü dışında kullanılabiliyor. Ancak bu maddelerin etkileri yalnızca kaslarla sınırlı kalmıyor; kalp kasında yapısal değişikliklerden tansiyon ve kolesterol bozukluklarına, ritim problemlerinden pıhtılaşma riskine kadar kardiyovasküler sistemi etkileyebiliyor.
Anabolik steroid kullanan sporculara kalp uyarısı: Kaslar büyürken kalp zarar görebilir
Daha kaslı ve güçlü bir vücuda ulaşma isteği, düzenli spor yapan birçok kişinin hedefleri arasında yer alıyor. Ancak kas gelişiminin zaman alan doğal bir süreç olması, bazı kişileri daha hızlı sonuç alma arayışına yöneltebiliyor. Özellikle spor salonlarında anabolik steroid kullanımının hekim kontrolü dışında yaygınlaşması, beraberinde ciddi sağlık risklerini de gündeme getiriyor.
Anabolik-androjenik steroidler, kas kütlesini ve fiziksel performansı artırmak amacıyla kullanılabiliyor. Ancak bu maddelerin etkisi yalnızca iskelet kasları üzerinde gerçekleşmiyor. Uzun süreli veya yüksek doz kullanımında hormonal sistemin yanı sıra kalp ve damar sistemi de olumsuz etkilenebiliyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, hızlı fiziksel değişim amacıyla kullanılan anabolik steroidlerin kalp sağlığı açısından önemli riskler taşıyabildiğini belirtiyor.
Anabolik steroidler kalp kasını da etkileyebilir
Anabolik-androjenik steroidlerin temel etkilerinden biri kas dokusunun gelişimini desteklemek. Ancak vücudun hormonal dengesini değiştiren bu maddelerin etkisi yalnızca kol, bacak veya gövde kaslarıyla sınırlı değil.
Uzun süreli ve yüksek doz kullanımında kalp kasında da yapısal değişiklikler meydana gelebiliyor. Özellikle kalbin sol karıncık duvarında kalınlaşma görülebiliyor. Bu durum, kalbin kanla dolma ve kanı pompalama işlevlerini zaman içinde olumsuz etkileyebiliyor.
Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Kas kütlesini kısa sürede artırmak amacıyla kullanılan anabolik steroidler, kalp kasında kalınlaşma ve kalbin yapısal özelliklerinde değişikliklerle ilişkilendirilmektedir. Özellikle sol karıncık duvarındaki kalınlaşma, zaman içerisinde kalbin gevşeme ve pompalama fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir.” diyor.
Dışarıdan bakıldığında fiziksel güçlenme olarak görülen bu değişimin, kalp açısından aynı şekilde olumlu değerlendirilmemesi gerekiyor. Uzun süreli kullanımın kardiyomiyopati ve kalp yetersizliği gibi tablolarla ilişkisi de bilimsel araştırmaların konusu olmaya devam ediyor.
Kolesterol ve tansiyon yükseldiğinde kalbin yükü artıyor
Anabolik steroidlerin kardiyovasküler sistem üzerindeki etkileri yalnızca kalp kasındaki değişikliklerle sınırlı değil. Kan yağlarının dengesi de bu maddelerin kullanımından etkilenebiliyor.
Bazı steroid kullanıcılarında LDL olarak bilinen “kötü” kolesterolün yükselmesi, HDL olarak bilinen “iyi” kolesterolün ise düşmesi söz konusu olabiliyor. Bu değişiklikler damar sağlığı açısından istenmeyen bir tablo oluşturuyor.
Buna yüksek tansiyon da eklendiğinde kalbin üzerindeki yük daha da artabiliyor. Özellikle sigara kullanımı, diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol veya ailede erken yaşta kalp-damar hastalığı bulunması gibi başka risk faktörleri de varsa toplam kardiyovasküler riskin ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
Ritim bozukluğu ve pıhtı riski de göz ardı edilmemeli
Anabolik steroid kullanımının kalbin elektriksel sistemi ve kanın pıhtılaşma mekanizmaları üzerinde de etkileri olabileceğine ilişkin bilimsel veriler bulunuyor.
Uzm. Dr. Altınkaynak, “Anabolik steroid kullanımında yalnızca kalp krizi açısından düşünmemek gerekir. Kalp kasındaki yapısal değişiklikler, kan basıncı ve kolesterol değerlerindeki bozulmalar, ritim problemleri ve pıhtılaşma eğilimindeki değişiklikler birlikte değerlendirildiğinde kardiyovasküler sistem üzerinde çok yönlü bir yük ortaya çıkabilir.” ifadelerini kullanıyor.
Bu nedenle steroid kullanımının oluşturabileceği risk yalnızca tek bir hastalık üzerinden değerlendirilmemeli. Kalbin yapısı, ritmi, tansiyon, kan yağları ve pıhtılaşma sistemi birlikte ele alınmalı.
“Gencim, kalp hastalığı yaşamam” düşüncesi yanıltıcı olabilir
Anabolik steroid kullanımında en önemli yanlış kabullerden biri, genç yaşın kalp-damar risklerine karşı koruyucu olduğu düşüncesi. Düzenli spor yapan ve dışarıdan son derece fit görünen kişiler de kardiyovasküler sorunlarla karşılaşabiliyor.
Bilimsel araştırmalarda anabolik steroid kullanan kişilerde kalp krizi, ritim bozuklukları, venöz tromboemboli, kardiyomiyopati ve kalp yetersizliği gibi sorunlarla ilişki bildirilmiş durumda.
Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Kişinin genç olması, düzenli egzersiz yapması veya dışarıdan oldukça fit görünmesi kalp-damar sisteminin mutlaka sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Özellikle hekim kontrolü dışında kullanılan performans artırıcı maddeler söz konusu olduğunda bu ayrım daha da önem kazanıyor.” diyor.
Buradaki önemli nokta, sporun kendisi ile kontrolsüz performans artırıcı madde kullanımını birbirinden ayırmak. Düzenli fiziksel aktivite kalp-damar sağlığı açısından güçlü bir koruyucu faktörken, performans amacıyla hekim kontrolü dışında kullanılan anabolik steroidler bu kazanımları gölgeleyebilecek riskler taşıyor.
Anabolik steroid ile kortizon aynı şey değil
“Steroid” kelimesinin farklı ilaç grupları için kullanılabilmesi de zaman zaman kafa karışıklığına yol açıyor. Kas kütlesini artırmak amacıyla kullanılan anabolik-androjenik steroidler, bazı hastalıkların tedavisinde doktor tarafından reçete edilen kortikosteroidlerle aynı ilaç grubu ve kullanım amacı olarak değerlendirilmemeli.
Kortikosteroidler; astım, romatizmal hastalıklar, alerjik ve inflamatuvar bazı hastalıkların tedavisinde kullanılabiliyor. Uzun süreli sistemik kortikosteroid tedavilerinde tansiyon, kan şekeri, vücut ağırlığı ve bazı metabolik değerlerde değişiklikler meydana gelebilse de bu durum, doktor tarafından gerekli görülen tedavinin hastanın kendi kararıyla bırakılması gerektiği anlamına gelmiyor.
Altınkaynak, “Tedavi amacıyla steroid kullanan hastaların ilaçlarını bu tür bilgiler nedeniyle kendi kararlarıyla azaltmaları veya bırakmaları doğru değildir. Tedavinin dozu, süresi, yararları ve olası riskleri hastanın mevcut hastalığı ve genel sağlık durumuyla birlikte hekimi tarafından değerlendirilmelidir.” açıklamasında bulunuyor.
Hızlı kas gelişimi uğruna kalp sağlığından vazgeçmeyin
Kas kütlesinin artması; düzenli egzersiz, yeterli ve dengeli beslenme, uygun dinlenme ve zaman gerektiren bir süreç. Kısa sürede belirgin fiziksel değişim elde etme isteği ise kişileri kontrolsüz ürün kullanımına yöneltebiliyor.
Oysa sporun temel amacı yalnızca görünümün değiştirilmesi değil; kas-iskelet sisteminin güçlendirilmesi, fiziksel kapasitenin artırılması ve genel sağlığın desteklenmesi.
Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Kas gelişimi kişiden kişiye değişen ve zamana ihtiyaç duyan bir süreçtir. Egzersizin temel amacı yalnızca dış görünüşte hızlı bir değişim oluşturmak değil; kas-iskelet sistemini güçlendirmek, dayanıklılığı artırmak ve kalp-damar sağlığını desteklemek olmalıdır.” diyor.
Hekim kontrolü dışında anabolik steroid kullanan veya daha önce kullanmış kişilerin özellikle göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ya da bayılma gibi belirtileri önemsemesi gerekiyor. Bu tür şikâyetlerin ortaya çıkması halinde tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli.
Sağlıklı bir fiziksel görünüm elde etme hedefinin, kalp sağlığını riske atacak yöntemlerin önüne geçmemesi gerekiyor. Daha hızlı kaslanmak her zaman daha sağlıklı olmak anlamına gelmiyor.




