Tanıştığınız İnsanları Sürekli Karıştırıyor musunuz?
Yüz körlüğü yıllarca fark edilmeyebilir!


Bir kişinin yüzünü görmesine rağmen kim olduğunu tanıyamaması, görme bozukluğundan değil, yüzleri tanımayı sağlayan beyin ağlarının işleyişindeki farklılıktan kaynaklanabiliyor. Prosopagnozi (yüz körlüğü) olarak adlandırılan bu nörolojik durum hafif ya da ağır seyredebilir. Bazı kişiler yalnızca yeni tanıştıkları insanları tanımakta zorlanırken, ağır vakalarda kişi yakınlarını, hatta kendi yüzünü bile tanıyamayabilir.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, prosopagnozinin nedenleri, belirtileri ve günlük yaşam üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.
GÖZLER GÖRÜYOR AMA BEYİN YÜZÜ TANIMLAYAMIYOR
Prosopagnozide kişinin görme yetisinde fiziksel bir problem bulunmayabilir. Kişi karşısındaki yüzün göz, burun, ağız ve diğer ayrıntılarını görebilir; ancak beyin bu görsel bilgileri kişinin kimliğiyle eşleştirmekte zorlanır.
Bu nedenle kişi bir yüzü ayrıntılı biçimde görmesine rağmen, “Bu kim?” sorusunun cevabını çıkaramayabilir.
AĞIR VAKALARDA KİŞİ KENDİ YÜZÜNÜ BİLE TANIYAMAYABİLİR
Prosopagnozinin şiddeti kişiden kişiye değişebilir.
Hafif vakalarda özellikle yeni tanışılan kişilerin yüzlerini hatırlamak zor olabilir. Daha ağır vakalarda ise kişinin yakınlarını, arkadaşlarını veya aile üyelerini tanıması mümkün olmayabilir.
Bazı ileri vakalarda kişi aynaya baktığında kendi yüzünü dahi tanıyamayabilir.
Bu kişiler günlük yaşamda ses tonu, konuşma biçimi, saç şekli, kıyafet, yürüyüş tarzı veya belirgin aksesuarlar gibi başka ipuçlarından yararlanarak insanları ayırt etmeye çalışabilir.
YÜZ TANIMA AĞLARI DOĞUŞTAN FARKLI OLABİLİR VEYA SONRADAN HASAR GÖREBİLİR
Yüz tanımada beynin temporal lobunun alt bölümünde yer alan fusiform yüz alanı ve bunun diğer beyin bölgeleriyle bağlantıları önemli rol oynuyor.
Prosopagnozi, doğuştan gelişebileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilir.
Sonradan gelişen vakalarda;
- İnme,
- Kafa travması,
- Beyin tümörleri,
- Ensefalit gibi beyin enfeksiyonları,
- Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar
gibi durumlar rol oynayabilir.
Doğuştan olan formda ise kişi bu durumu yıllarca fark etmeyebilir.
“İNSANLARIN İSİMLERİNİ HATIRLAYAMIYORUM” SANILABİLİR
Özellikle doğuştan prosopagnozisi olan kişiler, yaşadıkları durumun nörolojik bir farklılık olduğunu uzun süre anlamayabilir.
“İsim hafızam zayıf”, “Dikkatim dağılıyor” veya “İnsanları birbirine karıştırıyorum” şeklinde düşünebilirler.
Çünkü kişi, karşısındaki insanları yüzlerinden ziyade sesleri, saçları, kıyafetleri veya başka belirgin özellikleri üzerinden tanımayı öğrenerek bu durumu günlük yaşamda telafi edebilir.
Bu nedenle gerçek tanı bazı kişilerde ancak yetişkinlik döneminde, tesadüfen veya nörolojik değerlendirme sırasında konulabilir.
YÜZ KÖRLÜĞÜ SOSYAL YAŞAMI DA ETKİLEYEBİLİR
Prosopagnozi yalnızca yüzleri tanıma güçlüğüne neden olmaz; kişinin sosyal ilişkilerini de etkileyebilir.
Yakın bir arkadaşını sokakta tanımamak, bir kişiyi başka biriyle karıştırmak veya tanımadığı birine aşırı yakın davranmak zaman içerisinde mahcubiyet ve sosyal kaygıya yol açabilir.
Çevresindeki kişiler tarafından yanlış anlaşılmaktan çekinen bireyler, zamanla sosyal ortamlardan uzaklaşmayı tercih edebilir.
KESİN BİR TEDAVİSİ BULUNMUYOR
Günümüzde prosopagnozide bozulmuş yüz tanıma mekanizmasını tamamen ortadan kaldıran kesin bir tıbbi veya cerrahi tedavi bulunmuyor.
Bunun yerine kişinin günlük yaşamını kolaylaştırmaya yönelik telafi edici stratejiler kullanılabiliyor.
Kişileri;
- Ses tonundan,
- Konuşma biçiminden,
- Saç stilinden,
- Duruşundan,
- Kıyafetlerinden,
- Belirgin aksesuarlarından
tanımaya yönelik yöntemler kişinin sosyal yaşamını kolaylaştırabiliyor.
Bazı nörolojik rehabilitasyon süreçlerinde ise beynin nöroplastisite özelliğinden yararlanmayı amaçlayan bilişsel egzersizler denenebiliyor.
YÜZLERİ TANIMAKTA ZORLANIYORSANIZ BUNU SADECE “DİKKATSİZLİK” OLARAK GÖRMEYİN
Özellikle insanların yüzlerini görmesine rağmen kim olduklarını sık sık çıkaramayan, yakınlarını yabancılarla karıştıran veya yüz tanımak yerine sürekli ses, saç ve kıyafet gibi ipuçlarına ihtiyaç duyan kişilerin bu durumu bir nöroloji uzmanıyla değerlendirmesi önem taşıyor.
Prosopagnozi kişinin zekâsıyla veya görme keskinliğiyle doğrudan ilişkili değildir. Sorun yüzü görmekten çok, görülen yüzü doğru kişiyle eşleştirebilme sürecindedir.



