Genel Sağlık

Böbrek Sağlığını Korumak İçin Erken Önlem Şart

Kronik Böbrek Yetmezliğini Önlemek İçin Çocukluktan Başlayan Adımlar

Prof. Dr. Aytaç Atamer

Böbrek sağlığı, yaşamın her döneminde korunması gereken bir konu olsa da uzmanlara göre riskleri azaltmanın en etkili yolu çocukluktan itibaren doğru alışkanlıkların kazanılması. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, kronik böbrek yetmezliğinin erken dönemde belirti vermeyebileceğini, bu nedenle düzenli kontrollerle hastalığın erkenden fark edilmesinin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Atamer’e göre böbrek fonksiyonlarının düşmesi yalnızca böbrekleri etkilemekle kalmıyor; kemik erimesi, kansızlık ve kalp hastalıkları gibi ciddi sorunlara da zemin hazırlıyor.

Böbrek yetmezliği sessiz ilerliyor, erken dönemde belirti vermeyebilir

Kronik böbrek yetmezliği, böbreklerin süzme kapasitesinin yavaş yavaş azalmasıyla gelişen bir tablo. Prof. Dr. Aytaç Atamer, bu sürecin çoğu zaman belirti vermeden yıllarca ilerleyebildiğini belirterek şu bilgiyi paylaşıyor:

“Üç ayı aşan böbrek fonksiyon kaybı kronik böbrek yetmezliği olarak tanımlanır. Bu süreçte kişi herhangi bir belirti hissetmeyebilir, ancak vücut ciddi bir kayıp yaşıyordur.”

Bu nedenle düzenli kan ve idrar testleri, hastalığın fark edilmesinde en güvenilir yöntem olarak öne çıkıyor. Özellikle hipertansiyon, diyabet, ailede böbrek hastalığı öyküsü olanlar ile fazla kilolu bireyler risk grubunda yer alıyor.

böbrek sağlığı, çocukluk,Çocukluk dönemindeki alışkanlıklar gelecekte böbrek yetmezliğini önleyebilir

Prof. Dr. Atamer, böbrek sağlığının çocukluk çağından itibaren korunmasının ileride kronik böbrek yetmezliği riskini ciddi ölçüde azaltabileceğini belirtiyor. Böbreğin vücuttaki görevleri düşünüldüğünde bu korumanın neden bu kadar önemli olduğu daha net anlaşılıyor. Atamer bu görevleri şöyle özetliyor:

“Böbrek; vücuttaki zararlı maddeleri temizler, D vitamininin aktif hale gelmesini sağlar, kırmızı kan hücrelerini üreten hormonları oluşturur ve sıvı-elektrolit dengesini korur. Bu nedenle böbrek fonksiyonları azaldığında yalnızca bir organ değil, tüm vücut etkilenir.”

Kronik böbrek yetmezliğinin artan bir sağlık sorunu haline geldiğini söyleyen Atamer, hastaların çoğunun yaşamına diyalizle devam ettiğini veya organ nakline ihtiyaç duyduğunu hatırlatıyor. Bu nedenle çocukluk çağından itibaren sağlıklı beslenme, yeterli su tüketimi, doğru tuz kullanımı ve düzenli sağlık kontrolleri büyük önem taşıyor.

Böbrek yetmezliği hangi seviyede tehlikeli hale geliyor?

Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılan önemli ölçütlerden biri “süzme değeri” olarak da bilinen glomerüler filtrasyon hızı (GFR). Prof. Dr. Atamer bu konuda net bir eşik değeri olduğunu belirtiyor:

“Böbreğin süzme kapasitesi 60 ml/dk seviyesinin altına düştüğünde böbrek yetmezliği var demektir. Eğer bu değer 20’nin altına inerse son dönem böbrek yetmezliği olarak adlandırılır.”

Bu aşamaya gelmeden önce hastalığın fark edilmesi, ilerleyişin yavaşlatılması ve böbrek fonksiyonunun mümkün olduğunca korunması hedefleniyor. Atamer, erken teşhisin tedavi sürecini tamamen değiştirdiğini vurgulayarak şu öneriyi ekliyor:

“Diyabet, hipertansiyon, obezite veya ailede böbrek yetmezliği öyküsü olan kişilerin 6–12 ayda bir kontrol yaptırması gerekir.”

Böbrek sağlığını korumak için günlük yaşamda nelere dikkat edilmeli?

Böbrek hastalıklarının büyük bir bölümü doğru yaşam alışkanlıklarıyla önlenebilir veya geciktirilebilir. Prof. Dr. Atamer, bireylerin günlük yaşamda uygulayabileceği temel korunma adımlarını şu şekilde açıklıyor:

  • Kan şekeri düzenli takip edilmeli. Özellikle diyabet hastaları için bu adım hayati.

  • Kan basıncı kontrol altında tutulmalı. Yüksek tansiyon böbreklerde sessiz hasar yaratabilir.

  • Tuz tüketimi sınırlandırılmalı. Prof. Dr. Atamer, günlük tuz kullanımının bir çay kaşığını aşmaması gerektiğini vurguluyor.

  • İşlenmiş gıdalardan uzak durulmalı. Fast food, paketli ürünler ve aşırı tuzlu yiyecekler böbreklere yük bindiriyor.

  • Günde 1,5–2 litre su tüketilmeli. Yeterli su böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar.

  • Tütün ürünlerinden kaçınılmalı. Sigara, böbrek damarlarında hasara yol açarak böbrek yetmezliği riskini artırıyor.

  • Gereksiz antibiyotik ve ağrı kesici kullanılmamalı. Atamer, bu ilaçların bilinçsiz kullanımının böbreklere zarar verebileceğine dikkat çekiyor.

“Böbrek sağlığını korumak için yalnızca su içmek yetmez; ilaç kullanımı, beslenme ve yaşam tarzı bir bütün olarak ele alınmalıdır.” diyen Atamer, küçük önlemlerin büyük sonuçlar yaratabileceğini hatırlatıyor.

Youtube Editörün Gözünden LinkErken tanı hayat kurtarır, böbrek sağlığı için düzenli tarama şart

Kronik böbrek yetmezliği uzun vadede kalıcı hasarlara yol açabilen bir hastalık olsa da erken dönemde fark edilmesi halinde ilerleyişi yavaşlatılabilir. Düzenli kan ve idrar testleri, özellikle risk grubundaki bireyler için büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Atamer, böbrek sağlığının korunması için toplumun bilinçlenmesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Böbrek sağlığı bir günde bozulmaz; yıllar içinde sessizce ilerler. Bu nedenle erken teşhis, doğru beslenme ve düzenli takip, böbrek yetmezliğini önlemenin en güçlü yollarıdır.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün