Genel SağlıkGüncel

Çocukları geçiriyor, ama ebeveynleri farkında değil!

Ailelerin yüzde 87’si RSV virüsünü bilmiyor, çocuklarının grip ya da nezle geçirdiğini zannediyor.

RSV ya da diğer bir adıyla Respiratuvar Sinsityal Virüs kış aylarında yoğun geçirilen bir solunum yolu hastalığı. Öyle ki her yıl yüzlerce çocuk RSV geçiriyor. Ancak aileleri bunun RSV olduğunu bilmiyor; bunun yerine nezle, grip zannederek yüksek ateş, genel halsizlik tablosuyla doktora başvuruyor. El Bebek Gül Bebek Derneği “RSV’yi tanı” diyerek düzenlediği basın toplantısında yaptıkları kamuoyu araştırmasının çarpıcı sonuçlarını paylaştı ve ailelerin yüzde 87’sinin RSV’yi bilmediği dolayısıyla çocuklarını koruyamadığını ifade etti.

El Bebek Gül Bebek Derneği, Respiratuvar Sinsityal Virüs’ün (RSV) yalnızca bebekleri değil, ailelerin de tüm yaşam dengesini etkileyen çok boyutlu sonuçları olduğunu gösteren kapsamlı araştırmasını paylaştı.

RSV nedir?

RSV (Respiratuvar Sinsityal Virüs) en çok Ekim ile Nisan aylarında dolaşımda oluyor. Dolaşımda olduğu süre aslında diğer solunum yolları enfeksiyonlarıyla hemen hemen aynı döneme denk geliyor. Bu nedenle diğer enfeksiyonların semptomlarıyla da sıklıkla karıştırılabiliyor. Ateş, hızlı nefes alma, beslenmede azalma, genel durumda kötüleşme ya da halsizlik belirtilerinden bazıları… Belirtiler ebeveynler tarafından sıklıkla nezle, grip ile karıştırılabiliyor. Bu nedenle ailelerin genel davranışı beklemek olduğundan bu da RSV’nin daha da ağır bir tabloya dönüşmesine neden oluyor.

RSV nasıl kötüleşiyor?

RSV’de beklemek tabloların hızlıca ağırlaşmasına neden oluyor. Nezle ile başlayan RSV 2. günden itibaren hızla bronşit ya da zatürreye ilerleyebiliyor. Ancak daha da gecikildiğinde hastane yatışı, yoğun bakım gerektirebiliyor ve hatta ölümcül olabiliyor. Basın toplantısında konuşan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Vefik Arıca, “RSV çocuğu nefessiz bırakan bir virüs. Buruna yerleşerek akciğerlere ilerliyor. Çocukların zaten bronşları dardır, bu virüs nedeniyle balgam oluşur ve darlık daha da arttıkça nefes darlığı başlar. Siz çocuk grip ya da nezle zannedersiniz ama 48 saat içerisinde ağırlaşarak hastaneye yatırılabilirsiniz. RSV’yi bu kadar tehlikeli yapan etkenlerden biri de yüksek bulaşıcılık oranıdır. Belirti vermeden 14 güne kadar yayılır. Ellerimiz üzerinde 1 saat kadar canlı kalabiliyor. Dolayısıyla dokunduğunuz her yerden, çocuğun dokunduğu her yerden bu virüs alınabiliyor. Ülkemizde birinci artış zamanı her yıl Kasım, ikinci artış zamanı ise Mart ayları” dedi.

RSV gripten 10 kat daha ölümcül

RSV’nin basitçe geçiştirilebilecek bir virüs olmadığını belirten Arıca, “6 ayın altı, prematüre, doğuştan akciğer hastalığı olan, kalabalık ailelerde yaşayan ve sigara içilen evlerde yaşayan bebekler risk altında. Bu bebeklerin önemli bir kısmı için hastaneye yatış gerekiyor ve maalesef ölümle sonuçlanabiliyor. Gripten 10 kat daha ölümcül ve 1 yaş altı ölümlerin de 3’te 1’inden RSV sorumlu” diye konuştu.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca, El Bebek Gül Bebek Derneği Başkanı, Uzman Psikolog İlknur Okay, Cerrahpaşa Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. S. Haluk Özsarı

Ailelerin yüzde 87’si RSV’yi bilmiyor

El Bebek Gül Bebek Derneği Başkanı İlknur Okay, RSV’nin yalnızca bir enfeksiyon hastalığı olmadığını, bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade ederek, “Biz dernek olarak 1061 anne-baba ve hamilelerle Türkiye genelinde bir araştırma yaptık. Bu araştırmaya göre ebeveynlerin yüzde 87’si bu virüsü daha önce hiç duymamış. Ayrıca çocuğu olan ailelerin yüzde 90’ı da doğum sonrasında hastane yetkililerinden ya da sağlık profesyonellerinden RSV konusunda hiç bilgi almamış. Bu sonuç bilinmeze karşı mücadele ettiğimizi gösteriyor” dedi.

Yılda 1 kez olunan o iğne RSV’den koruyor

RSV’den korunmanın önemli yolları olduğuna dikkat çeken Okay, “Eve gelince elleri yıkamak, kalabalık bebek ziyaretlerine hayır demek, hastalarla yakın temasta maske kullanmak, kalabalık alışveriş merkezlerinden özellikle kış dönemlerinde uzak durmaya çalışmak, sigara içilen ortamlarda bulunmamak, okula ya da kreşe giden çocuğumuz varsa en ufak burun akıntısında teması kesmek, oyuncak ve sert yüzeyler, belirli aralıkta dezenfekte etmek evde korunmanın yolları. Ancak bunun yanı sıra RSV için koruyucu iğne de mevcut. Buna aşı değil, iğne diyoruz. Koruyucu Monoklonal Antikor ile 6 aylık sürede koruma sağlanabiliyor. Ekim ayında iğne olunduğunda virüsün ikinci artış yaptığı dönemde dahil olmak üzere çocuklarımızın korunduğu anlamına geliyor. Ancak burada karşımıza çıkan en önemli engel zannedildiği gibi aşı karşıtlığı da değil, bilinmezlik. Kişiler RSV’yi bilmediği için RSV’den korunmanın yollarını da bilmiyor” ifadelerini kullandı.

Her yıl RSV için 34 milyar TL harcıyoruz

RSV’nin sağlık sistemine etkisini değerlendiren Cerrahpaşa Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haluk Özsarı, “Kış döneminde pediatri servis yataklarının yüzde 40’ı RSV vakaları ile doluyor. RSV hastane yatışının yanı sıra yoğun bakımda gerektiriyor. 2019- 2023 yılları arasında Türkiye’de yılda 900 bin RSV vakası görülüyor. Bu vakaların 113 bini hastaneye yatıyor. 952’si ise maalesef hayatını kaybediyor. RSV’nin sağlık sistemine toplam maliyeti ise 34.7 milyar TL. Her yıl yüzbinin üzerine hastane yatışına ve giderek artan yoğun bakım ihtiyacına yol açan bu yük, doğru ve zamanında önleyici yaklaşımlarla büyük ölçüde azaltılabilir. Ancak gerekli adımlar atılmadığı sürece, bu tablo ne yazık ki her yıl tekrar etmektedir” dedi.

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün