Devlet okulu mu? Özel okul mu?

Yaz ayları pek çok kişi için tatil anlamına gelse de okul çağında çocuğu olan ebeveynler için yaz ayları kayıt telaşını da beraberinde getiriyor. Anaokulu ve ilkokul kademesinde çocuğun doğru okulla, doğru öğretmenle ve ailenin eğitim beklentisine uygun okulla yola çıkması tüm hayatını etkileyebilecek bir süreç olduğuna dikkat çeken Eğitimci ve Sosyolog Ali Koç, “Her zaman şu öncelikli tercihiniz devlet okulları olsun. Evinize en yakın devlet okulu probleminizi çözüyor ise çok da üzerine düşünmenize gerek yok. Çünkü bir çocuğun yaşı itibariyle anaokulundan başlayarak evinden yavaş yavaş uzaklaşıyor olmasıdır esas olan. Öncelikle evine benzeyen bir anaokuluna gitmesi, yakında bir yere gitmesi, yine oradan biraz daha hacimli bir ilkokula gitmesi, ortaokulla birlikte uzaklaşması, liseyle birlikte daha da uzaklaşması doğal gelişim içerisinde, pedagojik ilkelerle baktığımızda doğru akım bu. Ancak nitelikli kamusal eğitim konusunda ülkemizin yaşadığı zorluklar artık özel okulu öncelikli, bütçesi yetmiyorsa eğer devlet okuluna gitmek gibi bir noktada bıraktı. Bu da hem ebeveyn profili olarak hem
çocuk profili olarak ne yazık ki devlet okullarındaki düşük beklenti dolayısıyla her geçen gün bir kalite kaybı yaşanıyor.” diye konuştu.
NİTELİKLİ İYİ EĞİTİM DEVLETİN BÜTÜN YURTTAŞLARINA VE ÇOCUKLARINA SUNMAK ZORUNDA OLDUĞU BİR HİZMET!
Bütün dünyada, bütün ülkeler için özel okulun yüzde 3’lük bir üst gelir grubunun gündeminde olduğuna dikkat çeken Ali Koç, ” Türkiye’de ne yazık ki en alt gelir grubu bile bir fırsatını bularak çocuğunu özel okullara göndermek istiyor. Oysa nitelikli iyi eğitim devletin bütün yurttaşlarına ve çocuklarına sunmak zorunda olduğu bir hizmettir. Türkiye’de çok geniş gruplar, düşük gelir grubu dahil olmak üzere “özel okul mu devlet mi” diye bir soru soruyor. 2004 itibariyle başlayan özel okulculuk güçlendirilmesi ve kamu kaynaklarının yetmediği yerde özel okulların bu hizmeti üstlenmesi ile ilgili bir bir destekleyici tavır dolayısıyla Türkiye’de özel okulların oranı % 112’lere kadar geldi bir dönem. Şu dönem %8’lere tekrar çekildi. Ama veliler açısından hala gündem çocukları için öncelikle özel okula gidip gitmemesi. Normalde gelişmiş bir ülkede, hatta gelişmemiş sayabileceğimiz ülkelerin çoğunda ana gündem şudur; evinizin yanında bir okul vardır, çocuğunuz da ilkokula evinizin yanındaki okulda gider, siz oranın sınıf mevcutları, genel sunduğu hizmet, eğitim niteliği ile ilgili çok memnun değilseniz de gelir düzeyiniz iyiyse herhangi bir özel okulu tercih edersiniz. Ama şu anda aileler çocuklarına evlerinin yakınında, ulaşabileceği mesafede, nitelikli bir okul, iyi bir öğretmene erişme konusunda o kadar büyük sıkıntılar yaşıyorlar ki ne yazık ki herkes öncelikle bunu soruyor” dedi.
DEVLET OKULU PROBLEMİNİZİ ÇÖZÜYOR MU?
Ebeveynlere öncelikli olarak devlet okullarını tercih etmeleri önerisinde bulunan Ali Koç;” Benim buradaki ana çözümüm bütün ebeveynlere; her zaman tercihiniz devlet okulları olsun. Evinize en yakın devlet okulu probleminizi çözüyor ise çok da üzerine düşünmenize gerek yok. Çünkü bir çocuğun yaşı itibariyle anaokulundan başlayarak evinden yavaş yavaş uzaklaşıyor olmasıdır esas olan. Öncelikle evine benzeyen bir anaokuluna gitmesi, yakında bir yere gitmesi, yine oradan biraz daha hacimli bir ilkokula gitmesi ortaokulla birlikte uzaklaşması, liseyle birlikte daha da uzaklaşması doğal gelişim içerisinde pedagojik ilkelerle baktığımızda doğru akımdır. Ancak nitelikli kamusal eğitim konusunda ülkemizin yaşadığı sıkıntı artık özel okulu öncelikli, bütçesi yetmiyorsa eğer devlet okuluna gitmek gibi bir noktada bıraktı” diye konuştu.
ÖZEL OKUL AÇMAKLA SALÇA FABRİKASI KURMAK ARASINDA BİR FARK YOK!
“Özel okulları devlet teşvik ediyor mu” diye bir tartışma olduğunu belirten Ali Koç, “Benim oradaki yaklaşımım şu ki; devlet aslında
yurttaşlarına nitelikli kamusal eğitimi sunamayan özel okulları teşvik ediyor. Bir ülke için özel okullar değerli yerlerdir. Ülkenin eğitiminin
ilerlemesiyle ilgili, yeni uygulamalar geliştirmekle ilgili renklilikle çok seslilikle ilgili çok değerli yerlerdir. Bir özel okul yatırımının, bir eğitim hizmetinin bu aynı zamanda özel okul da olsa aslında bir kamusal hizmeti yerine getiren kurumların desteklenmesi doğrudur ama bunu insanları çocuklarınızı özel okula gönderin diye para vererek teşvik etmesi doğru değildir. Yani siz bugün bir özel okul açısından düşünün bir salça fabrikası açmakla özel okul açmak açısından arasında aslında hiçbir fark yok. Bütün vergi kanunlarını bütün işletme kanunlarının hepsi aynı şekilde işliyor” dedi.
“SINIF MEVCUDU 25’İ GEÇMEMELİ”
İlkokulda sınıf mevcudunun ideal olarak 20 ile 24 arasında olduğunu belirten Ali Koç, “Hem bir sınıfa çeşitliliğin oluşabilmesi ama öğretmenin de her çocuğa ulaşabilmek için zamanının olabilmesi için ideal sayı 20 ile 24 arasında bana göre” diye konuştu.
PARALI OKUL MU ÖZEL OKUL MU?
Türkiye’de özel okul oranı olan yüzde 18’in içerisinde sadece yüzde 10’unun gerçek özel okul olduğuna dikkat çeken Ali Koç, ” Bir yerin özel
okul olabilmesi için müfredat özgünlüğü, bir program iddiası gibi bir şey söylüyor olması gerekir. Bunu özel okulları suçlamak için de
söylemiyorum. Oradaki sorun şu ki özel okula nüfusun % 3’ü ilgi gösterirse o % 3’ün beklentisi örneğin şu olabilir: ” Ben çocuğumun lise eğitimini yurt dışında almasını istiyorum.” Özel okulda şunu taahhüt edebilir: “Ben o kadar iyi bir ingilizce eğitimi vereceğim ki çocuğunuz herhangi bir ek çabaya gerek kalmadan İngiltere’de liseye devam edebilir” ya da bir özel okul şunu diyebilir “Ben sınavlara hazırlıyorum. ” Türkiye’nin en iyi liselerine çocukları yerleştirebilir. Okulun lisesi vardır, “dünyanın en iyi üniversitelerine ya da liselerine yerleştireceğim” taahhütünü verebilir. Şimdi küçük ve spesifik bir özel okulsanız bu iddiada bulunursunuz fakat % 8’lik bir nüfus özel okula gidiyorsa bunların beklentileri birbirinden o kadar farklı ki yani yurt dışına eğitim için gitmek isteyen de aynı özel okulda, spor sanatla ilgili bir şey yapmak isteyen de aynı okulda, LGS’de ya da üniversiteye giriş sınavında başarı elde etmek isteyen çocuk da aynı sınıfta. Bu defa velilerin okuldan beklentisi bu kadar farklı olduğu için okullar velilerin ortalama beklentisini çözüyor. Yani biraz sınava hazırlıyor, biraz spor yapıyor, biraz sanat. Yani her şeyi yapmış olmak için yapmaya başlıyorlar. Türkiye’de iddialı özel okullar açısından söylüyorum ki iddialı bir özel müzik okulumuz yok, iddialı bir özel sanat okulumuz yok.” dedi.
300 BİN LİRANIN ALTINDAKİ ÖZEL OKULDAN NİTELİKLİ EĞİTİM BEKLEMEYİN!
Özel okulların giderlerinin büyük kısmının öğretmen gideri olduğunu belirten Ali Koç, ” 100.000 liraya 150.000 liraya özel okulculuk yapılan bir yerde garanti verebileceğim birkaç şey var “Çocuğunuz eğer yemek için ek çok yüksek ücretler ödemiyorsanız sağlıklı bir yemek yemeyecek, çok büyük ihtimalle o yılki öğretmeniniz gelecek yıl o okulda görevine devam etmeyecek ki çok büyük bir ihtimalle o öğretmen orada çalışmak zorunda olduğu için orada çalışıyor, bu gelirlerle okul ürün ve hizmet satmaya odaklanacak (okul gezisi, kıyafet vs). Sizin okulla aranızdaki ilişki eğitimci ebeveyn ilişkisinden çıkacak tüccar ebeveyn ilişkisine dönmeye başlayacak. O
yüzden iyi bir okul arayan velinin belli bir bütçeyi gözden çıkması gerekiyor. Bu bütçeyi gözden çıkamıyorsan bir özel okulu tercih etmelerini de önermiyorum. 300.000 liranın altında bir özel okulculuk hizmeti Türkiye’nin bugünkü koşullarında vermeye kalkarsanız bunun nitelikli olma şansı bana göre yok” diye konuştu.




