Gözü Ovuşturmak Körlüğe Kadar Götürebilir! Uzmanlardan Uyarı


Sık sık göz ovuşturmak, kalıcı görme kaybına yol açabilen keratokonus hastalığını tetikleyebilir.
Göz sağlığı, yaşam kalitesini belirleyen en kritik unsurlardan biri. Ancak farkında olmadan yapılan bazı alışkanlıklar, örneğin gözleri sık sık ve şiddetle ovuşturmak, kalıcı görme kayıplarına yol açabilen ciddi rahatsızlıkları tetikleyebiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, “Gözlerini yoğun şekilde kaşıyan kişilerde keratokonus gelişebilir. Bu rahatsızlık ilerlediğinde görmeyi hatta gözün bütünlüğünü tehdit edebilir” uyarısında bulundu.
Keratokonus nedir?
Keratokonus, gözün en dış tabakası olan korneanın incelip sivrileşmesi sonucu ortaya çıkıyor. Doğal yuvarlak şeklini kaybeden kornea, zamanla düzgün görüntü oluşumunu engelliyor ve görme kalitesi bozuluyor.
Dr. Uslu, hastalığın seyrini şöyle özetliyor:
“Keratokonus, görme gücünü ciddi şekilde azaltabilir. Kesin nedeni bilinmese de gözü şiddetle ovuşturmak, korneaya zarar veren küçük travmalar ve genetik yatkınlık en önemli risk faktörleri arasında sayılabilir.”
En önemli uyarı işareti: Gözlük numarasının hızla değişmesi
Keratokonusun ilk sinyalleri arasında gözlük numarasının sık sık değişmesi yer alıyor. Dr. Uslu, “Gözlükle tam netlik sağlanamaması, görme bozukluklarının uzun süre devam etmesi önemli belirtiler arasında. Hızlı ilerleyen vakalarda korneanın delinmesine kadar gidebilecek ciddi sorunlar görülebilir” diye konuştu.
Kimler risk altında?
Op. Dr. Uslu, hastalığın her yaşta görülebileceğini ancak bazı gruplarda daha hızlı ilerlediğini vurguluyor:
-
Çocuklar ve ergenler: Erken yaşlarda keratokonus daha agresif seyrediyor.
-
Hamileler: Gebelikte hormonal değişiklikler hastalığın ilerlemesini hızlandırabiliyor.
-
Alerjik bünyeler: Sık sık gözlerini kaşıyan alerjik konjonktivit hastaları risk altında.
Dr. Uslu, “Yaş ilerledikçe hastalık yavaşlayabilir, ancak bu durum her hasta için geçerli değil. Düzenli göz muayeneleri ihmal edilmemeli, gözler şiddetle ovuşturulmamalı ve göz yüzeyi her türlü travmadan korunmalıdır” diyor.
Tedavi yöntemleri neler?
Keratokonusun kesin tanısı, göz doktorunun şüphelenmesiyle yapılan kornea topografisi ile konuluyor. Dr. Uslu, tedavi sürecinin kişiye özel olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:
-
Düzenli kontrol ve gözlük kullanımı ilk basamak tedavi yöntemleri arasında.
-
İlerleyen vakalarda özel kontakt lensler (hibrid ve skleral lensler) kullanılabiliyor.
-
Kornea tabakasını güçlendirmek için crosslinking yöntemi uygulanıyor.
-
Daha ileri durumlarda korneaya halka yerleştirilmesi veya son çare olarak kornea nakli gündeme geliyor.
Dr. Uslu, “Endişelenmeyin, erken teşhis edilen vakalarda tedaviyle görme kaybının önüne geçmek mümkündür. Ancak en önemli nokta düzenli doktor kontrolüdür” dedi.
Küçük alışkanlıklar büyük sorunlara yol açabilir
Uzmanlara göre keratokonus, basit gibi görünen günlük davranışlarla tetiklenebiliyor. Gözü ovuşturmak, lens kullanımında hijyene dikkat etmemek veya göz yüzeyine baskı uygulamak, ileride ciddi sorunlara yol açabiliyor.
Dr. Uslu, “Hastaları hekime getiren en önemli faktörlerden biri görme keskinliğindeki ani değişimdir. Bu nedenle göz sağlığında yaşanan farklılıklar ihmal edilmemeli” sözleriyle uyardı.
Erken teşhis hayat kurtarıyor
Keratokonus, toplumda yeterince bilinmeyen ancak erken teşhis edilmezse kalıcı görme kayıplarına neden olabilen bir hastalık. Gözlerinizi sık sık ovuşturuyorsanız, gözlük numaranız hızlı değişiyorsa veya gözlükle tam görme sağlayamıyorsanız, zaman kaybetmeden bir göz uzmanına başvurmanız öneriliyor.




