Genel SağlıkÖzel İçerikler

“Kanser”siz yaşam mümkün!

Kanser neden artıyor?

Kanser, hücre bazında alınan hasarlar neticesinde DNA’nın bozulması ve bu yolla hücre bölünmesinin kontrolsüzce çoğalması anlamına geliyor. Kelime olarak toplumda bir hayli korkutucu “kanser”. Bundan 50 yıl önce çevremizde kanser tanısı alan biri olduğunda hastalığını söylemek yerine “kötü hastalık” demeyi tercih ederdik. Ancak günümüzde artık “kanser” tanısı toplum arasında ifade edilebilir bir farkındalığa ulaştı.

Editörün Gözünden’e konuk olan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkan Doğan, “17 yıldır kanserle bizatihi iç içeyim. Özellikle yeni tanı alan hastalara “kansersiniz” demek kolay bir şey değil. Ama profesyonel bir şekilde doğru mesajı vermezseniz tedavi de planlanamaz” dedi.

Kanser tanısı hastadan gizlenmeli mi?

Türkiye’de kanser tanısının sıklıkla hasta yakınları tarafından hastadan gizlenmeye çalışıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Erkan Doğan, “Kanserde tedavi süreci hızla planlanmalı. İlaç ise ilaca başlanmalı, cerrahi gerekiyorsa ameliyat planlanmalı. Diğer türlü tedavi aksıyor. Hayatımızda oldu bunun örnekleri. Aile baskısıyla hastalığının söylenmediği hastayı bir yıl sonra ileri aşamada gördük. Bir hastam vardı. Oğulları da hastayla birlikte geldiler ve “babamıza söylemek istemiyoruz” dediler. Aile kararıyla hastaya söylemedik. Ancak bir yıl sonra aynı hastayı çok ileri aşamada gördük. Bu nedenle biliyoruz ki hastadan saklamak doğru bir mücadele şekli değil kanserle” diye konuştu.

kanser“Kanser tedavisinde çok ilerledik”

Mesleğe başladığı yıllarda kanser tedavisinde olanakların sınırlı olduğunu belirten Prof. Dr. Erkan Doğan, “Biz şunu biliyoruz, dünyada modern ülkelerde, bilimin ileri olduğu alanlarda kanserle ilgili araştırmalara çok ciddi yatırımlar yapılıyor. Bununla ilgili tedavi seçeneklerimiz çok arttı. Artık kanser tedavi edilebilir bir hastalık” dedi.

Dünyada kanser artıyor mu?

Kanserin arttığına yönelik toplumda ciddi bir algının ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Erkan Doğan, ” Biz artık daha iyi tanı koyabiliyoruz çünkü. Eskiden kanser tanısı koyulamayabiliyordu. Günümüzde ise ileri düzeyde tanılar yapabiliyoruz. Çeşitlendirmesi, sınıflandırılması derken çok ince detaylara dahi sahip olabiliyoruz. Ancak şu da bir gerçek ki kanser modern toplumun bir hastalığı. Modern toplum ne demek? Kanserojenlere maruziyetin artması anlamına geliyor bu. Mesela serviks kanserinde artış var. Bunun önemli nedeni toplumda çok eşliliğin artmasıdır. Diğer yönden çevresel faktörlere de dikkat etmiyoruz. Örneğin çok belirgin bir faktör var ki sigara. Sigara içerseniz neredeyse bütün organlardaki kanser riskini artırıyorsunuz. Başta akciğer, mesane, pankreas vs. Sigara eşittir 5000 çeşit zararlı madde demek. Bunlar bizim DNA’mızda anormal mutasyonlara sebep oluyor. Bunların sonucunda kanserler ortaya çıkıyor. Bunun yanı sıra alkol az tüketeceksiniz. İşlenmiş et ürünlerini tüketmeyecekseniz. Isıl işlemden geçirilmiş et ürünlerinin içine raf ömrünü uzatacak maddeler konulduğunda kanserojenleştiriliyor. Salam, sosis vs. Yiyeceklerdeki pestisit kalıntıları, bunun dışında radyasyona maruziyetler çok arttı. Radon gazı bunlardan biri. Bulunduğunuz coğrafyaya bağlı olarak radon gazına ya da mesleki olarak maruz kalınabilir; bu akciğer zarı kanseri riskini artırıyor. Ancak bunların bir çoğu değiştirilebilir risk faktörleri olabilir. Yani kanser önlenebilir bir hastalık olabilir” dedi.

Kanser önlenebilir bir hastalık mı?

Meme kanserinin yüzde 90 oranında önlenebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Erkan Doğan, “Eğer ailede meme kanseri varsa kişide ve ailede genetik tarama yapılarak risk bulunduğu takdirde çocukları takip ederek doğum yapıldıktan sonra yeri ve zamanı geldiğinde kişiye risk azaltıcı mastektomi yaparak yani memenin içini boşaltıp protez koyarak meme kanserini önleyebilirsiniz. Yani aslında kanserde değiştiremeyeceğimiz faktörleri  bile değiştirebiliyoruz. Sigara, alkol kullanmayacağız, kilomuzu kontrol edeceğiz, düzenli fiziksel egzersiz yapacağız. Çünkü diğer yandan obezite çağımızın en büyük problemi. Sadece sağlığı bozmuyor aynı zamanda kanser riskini artırıyor” diye konuştu.

Akıllı ilaçlar kanser tedavisinde gerçekten etkili mi?

Akıllı ilaçların son 10 yıldır kanser tedavisinde etkin bir şekilde kullanıldığını vurgulayan Prof. Dr. Erkan Doğan, “Örneğin bir hastam vardı. Bana ilk geldiğinde akciğer kanseri kalbinin etrafını dahi sarmıştı. Bu hastalar eskiden 36 ay yaşayabilirdi. Şu an 6 yıldır hayatta hastamız. Sadece cilt kuruluğundan yakınıyor. 82 yaşına geldi. Örneğin metastatik kolon kanseri hastam var. Son evre kolon kanseri anlamına geliyor bu. İmmünoterapi ile tedavi edebildik. Şimdi hastamız 3 ayda bir kontrole geliyor sadece” dedi.

 

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün