Genel Sağlık

Sağlıklı Yaş Almanın 5 Sırrı

Yaşlanmayı Yavaşlatan Alışkanlıklar

Prof. Dr. İsmet Tamer

Sağlıklı yaş alma, yalnızca kaç yıl yaşadığımızla değil, o yılları ne kadar güçlü, bağımsız ve üretken geçirdiğimizle doğrudan ilişkili. Uzmanlara göre yaşlanmayı belirleyen temel unsur genetikten çok, her gün tekrar edilen küçük alışkanlıklar. 2026’yı daha sağlıklı bir yıla dönüştürmenin mümkün olduğunu belirten Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer, bilimsel temeli olan ve sürdürülebilir beş yaşam alışkanlığına dikkat çekiyor.

Amaç uzun yaşamak değil, sağlıklı yılları uzatmak

Prof. Dr. İsmet Tamer’e göre asıl hedef, yaşam süresini uzatmaktan çok yaşamın sağlıklı geçen kısmını artırmak. İleri yaşlarda da zihinsel berraklığını koruyan, kendi işini görebilen ve sosyal hayattan kopmayan bireylerin ortak noktasının pahalı takviyeler ya da katı kurallar değil, tutarlı alışkanlıklar olduğunu vurguluyor.

Kalp-damar hastalıkları, diyabet, obezite, bazı kanser türleri ve bunama riskinin önemli bir bölümünün; beslenme biçimi, hareket düzeyi, uyku kalitesi ve stresle baş etme şekliyle yakından ilişkili olduğunu belirten Tamer, sağlıklı yaşlanmanın günlük tercihlerle inşa edildiğini ifade ediyor.

yaş almak,1. Beslenmede devrim değil, sadeleşme

Yeni yılda beden için yapılabilecek en değerli değişimlerden birinin tabağı sadeleştirmek olduğunu belirten Prof. Dr. İsmet Tamer, bilimsel çalışmaların bu konuda net mesajlar verdiğini söylüyor. Harvard T.H. Chan School of Public Health ve Nature Medicine’da yayımlanan geniş ölçekli araştırmalar; sebze, meyve, baklagil, tam tahıl, zeytinyağı, kuruyemiş ve balık ağırlıklı beslenen bireylerin hem daha uzun hem de daha sağlıklı yaşadığını ortaya koyuyor.

Beslenmede temel yaklaşımın “yasak listeleri” değil, denge ve çeşitlilik olması gerektiğini vurgulayan Tamer, tabağın yarısının sebzelerden oluşmasının güçlü bir başlangıç olduğunu belirtiyor. Paketli ürünlerin azaltılması, etiket okuma alışkanlığı kazanılması ve protein kaynaklarının çeşitlendirilmesi de sağlıklı yaş almanın temel taşları arasında yer alıyor.

2. Kas sağlığı biyolojik yaşın göstergesi

Longevity alanında son yılların en kritik kavramlarından birinin kas sağlığı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. İsmet Tamer, yaşla birlikte kas kaybının kader olmadığını vurguluyor. Araştırmalar, haftada en az iki gün yapılan direnç egzersizlerinin; düşme riskini azalttığını, insülin direncini iyileştirdiğini ve bilişsel fonksiyonları desteklediğini gösteriyor.

Üstelik bunun için mutlaka spor salonuna gitmek gerekmiyor. Evde vücut ağırlığıyla yapılan basit egzersizler, tempolu yürüyüş, merdiven çıkmak ya da sandalyeden desteksiz kalkıp oturmak bile kaslara “aktif kal” mesajı veriyor. Prof. Dr. Tamer’e göre kaslar, uzun yaşamın sessiz ama güçlü sigortası.

3. Uyku: En erişilebilir gençlik iksiri

Kaliteli uykunun hücresel onarımın en yoğun gerçekleştiği dönem olduğunu hatırlatan Prof. Dr. İsmet Tamer, yetersiz uykunun bağışıklık sistemini zayıflattığını, kilo alımını kolaylaştırdığını ve kalp hastalığı riskini artırdığını belirtiyor.

Uyku düzeninin lüks değil biyolojik bir ihtiyaç olduğunun altını çizen Tamer, her gün aynı saatlerde yatıp kalkmanın, yatmadan önce ekran kullanımını azaltmanın ve uyku ortamını karanlık, serin ve sessiz hale getirmenin gençleşme sürecine doğrudan katkı sağladığını ifade ediyor.

4. Stres: Sessizce yaşlandıran yük

“Kronik stres, vücutta sönmeyen bir yangın gibidir” diyen Prof. Dr. İsmet Tamer, kortizol hormonunun uzun süre yüksek seyretmesinin bağışıklık sisteminden hormon dengesine kadar pek çok sistemi olumsuz etkilediğini belirtiyor. Ayrıca stresin DNA’daki telomer kısalmasıyla, yani hücresel yaşlanmayla ilişkilendirildiğini vurguluyor.

Stresi tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını ancak stresle kurulan ilişkinin değiştirilebileceğini ifade eden Tamer; kısa nefes egzersizleri, gün içi yürüyüş molaları ve kişinin kendisiyle baş başa kalabildiği küçük zaman dilimlerinin bu yükü hafifletebildiğini söylüyor.

5. Yalnızlık sigara kadar riskli olabilir

Yalnızlığın günümüzde önemli bir sağlık tehdidi haline geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. İsmet Tamer, güçlü sosyal bağlara sahip bireylerin daha az depresyon yaşadığını, kalp sağlığının daha iyi olduğunu ve daha uzun yaşadığını belirtiyor.

Kişinin hayatında anlam duygusu yaratan ilişkiler ve amaçlar, sağlıklı yaşlanmanın en az beslenme kadar önemli bir parçası. “Kiminle vakit geçirmek istiyorum?” ve “Bana anlam veren şey ne?” sorularının düzenli olarak sorulmasının, zihinsel ve duygusal sağlığı desteklediğini ifade ediyor.

Youtube Editörün Gözünden LinkKüçük seçimler, büyük farklar yaratır

Sağlıklı yaş almanın bir anda alınan büyük kararlarla değil, her gün yapılan küçük tercihlerle mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İsmet Tamer; bir gün tabağa sebze eklemenin, ertesi gün biraz daha fazla yürümenin ya da o akşam biraz erken uyumanın zamanla güçlü bir dönüşüm yarattığını söylüyor.

Amaç kusursuz olmak değil; her yıl biraz daha iyi hissetmek. Uzmanlara göre bedenle iş birliği kurmak, onu zorlamak değil dinlemek, sağlıklı ve uzun bir yaşamın en sürdürülebilir anahtarı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün