

Yaz aylarında artan sıcaklık, terlemeye bağlı sıvı kaybı ve uzun süre hareketsiz kalınan yolculuklar, derin ven trombozu (DVT) olarak bilinen bacak damarlarında pıhtı oluşumu riskini artırabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, özellikle tek bacakta gelişen şişlik ve ağrının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, erken tanı ve tedavinin yaşamı tehdit eden akciğer embolisini önleyebileceğini söyledi.
Yaz aylarında derin ven trombozu riski neden artıyor?
Yaz mevsiminde yükselen hava sıcaklıkları yalnızca bunaltıcı bir etki yaratmıyor; damar sağlığı üzerinde de önemli sonuçlara yol açabiliyor. Terlemeyle birlikte vücuttan daha fazla sıvı kaybedilmesi, yeterince su tüketilmediğinde kanın yoğunlaşmasına ve pıhtılaşma eğiliminin artmasına neden olabiliyor. Buna uzun süre hareketsiz kalınan uçak, otobüs veya otomobil yolculukları da eklendiğinde, özellikle risk grubundaki kişilerde derin ven trombozu görülme olasılığı yükseliyor.
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 milyon kişiye derin ven trombozu tanısı konulduğunu belirten Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, “Derin ven trombozu en sık bacakların derin toplardamarlarında gelişen pıhtılarla ortaya çıkar. Erken tanı konulup tedaviye başlanmadığında pıhtının koparak akciğer damarlarına ulaşması yaşamı tehdit eden pulmoner emboliye neden olabilir.” dedi.
Derin ven trombozu nedir?
Derin ven trombozu, bacakların derin toplardamarlarında kan pıhtısı oluşmasıyla gelişen ciddi bir damar hastalığı olarak tanımlanıyor. Hastalık yalnızca pıhtının bulunduğu bölgede değil, tüm dolaşım sistemi üzerinde ciddi sonuçlar oluşturabiliyor.
Risk faktörleri arasında uzun süre hareketsiz kalmak, obezite, ileri yaş, geçirilmiş ameliyatlar, kanser, gebelik ve bazı genetik yatkınlıklar bulunuyor.
Yaz aylarında riskin daha da arttığını ifade eden Dr. Ahmet Arif Ağlar, “Sıcak havalarda terlemeye bağlı gelişen sıvı kaybı yeterince yerine konulmadığında kan daha yoğun hale gelir ve pıhtılaşma eğilimi artabilir. Özellikle ileri yaşta olanlar, kronik hastalıkları bulunanlar, idrar söktürücü ilaç kullananlar ve uzun süre güneş altında çalışan kişilerde bu risk daha belirgin hale gelir.” ifadelerini kullandı.
Uzun yolculuklar pıhtı oluşumunu tetikleyebiliyor
Yaz tatili döneminde yapılan uzun yolculuklar da derin ven trombozu açısından önemli risk oluşturuyor. Saatlerce aynı pozisyonda oturmak, bacak toplardamarlarındaki kan akışını yavaşlatabiliyor ve pıhtı oluşumunu kolaylaştırabiliyor.
Bu konuda Dr. Ahmet Arif Ağlar, “Özellikle dört ila altı saati aşan uçak, otobüs ve otomobil yolculuklarında düzenli aralıklarla ayağa kalkıp yürümek, bacak kaslarını çalıştırmak ve yeterli sıvı tüketmek büyük önem taşır.” diye konuştu.
Tek bacakta gelişen şişlik en önemli belirtilerden biri
Derin ven trombozu çoğu zaman tek bacakta ortaya çıkan belirtilerle kendini gösteriyor. En sık görülen bulgular arasında;
- Tek bacakta şişlik,
- Baldır veya uylukta ağrı,
- Hassasiyet,
- Sıcaklık artışı,
- Ciltte kızarıklık ya da morarma,
- Yüzeyel damarların belirginleşmesi
yer alıyor.
Bu belirtilerin saatler veya günler içinde giderek şiddetlenebildiğini belirten Dr. Ahmet Arif Ağlar, “Tek bacakta gelişen şişlik ve ağrı derin ven trombozunun en önemli uyarı işaretleri arasında yer alır. Bu belirtiler görüldüğünde zaman kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.” dedi.
Bazı hastalarda ilk belirti akciğer embolisi olabiliyor
Uzmanlara göre derin ven trombozu her zaman belirti vermeyebiliyor. Özellikle baldır bölgesindeki bazı pıhtılar sessiz ilerleyebiliyor ve ilk bulgu pıhtının akciğer damarlarına ulaşmasıyla ortaya çıkabiliyor.
Bu durumun yaşamı tehdit eden pulmoner emboli tablosuna yol açabileceğini vurgulayan Dr. Ahmet Arif Ağlar, “Ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı, kanlı balgam, bayılma ve dolaşım bozukluğu gibi belirtiler pulmoner embolinin habercisi olabilir. Özellikle risk faktörleri bulunan kişilerde bu belirtiler geliştiğinde acil sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Yeterli su tüketmek ve hareket etmek riski azaltıyor
Derin ven trombozunun önlenmesinde yaşam tarzı alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, özellikle yaz aylarında sıvı tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor.
Bu konuda Dr. Ahmet Arif Ağlar, “Yeterli miktarda su tüketmek, uzun yolculuklarda düzenli hareket etmek ve yüksek risk grubunda bulunan kişilerin hekim önerilerine uygun koruyucu önlemleri uygulaması derin ven trombozu riskini azaltmada önemli rol oynar.” değerlendirmesinde bulundu.
Tedavide çoğu zaman ilaç yeterli oluyor
Derin ven trombozu tedavisinin temel amacı pıhtının büyümesini durdurmak, akciğere ulaşmasını önlemek ve uzun vadede damar hasarını azaltmak olarak öne çıkıyor.
Tedavinin büyük bölümünü kan sulandırıcı ilaçların oluşturduğunu belirten Dr. Ahmet Arif Ağlar, “Derin ven trombozu bulunan hastaların önemli bir kısmı yalnızca ilaç tedavisiyle başarılı şekilde tedavi edilebilmektedir. Kan sulandırıcı ilaçlar mevcut pıhtıyı eritmez ancak büyümesini durdurarak vücudun doğal mekanizmalarının pıhtıyı çözmesine yardımcı olur.” dedi.
İlaç tedavisinin yanı sıra uygun hastalarda bacağın yüksekte tutulması, varis çorabı kullanımı ve risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının da tedavinin önemli parçaları olduğunu ifade etti.
İleri vakalarda kapalı yöntemlerle pıhtı temizlenebiliyor
İlaç tedavisine rağmen ilerleyen veya büyük toplardamarları tutan yaygın pıhtılarda girişimsel tedaviler uygulanabiliyor. Son yıllarda geliştirilen teknolojiler sayesinde bu işlemler birkaç milimetrelik kateterler aracılığıyla gerçekleştirilebiliyor.
Bu konuda bilgi veren Dr. Ahmet Arif Ağlar, “Günümüzde pıhtılar ilaçla eritilebiliyor, mekanik cihazlarla parçalanıp vakum yöntemiyle çıkarılabiliyor veya her iki yöntem birlikte uygulanabiliyor. Bazı hastalarda pıhtıya neden olan damar darlıkları stent ile kalıcı olarak tedavi edilebiliyor. Çoğu işlem genel anestezi gerektirmeden gerçekleştiriliyor ve hastalar birkaç gün içinde günlük yaşamlarına dönebiliyor.” ifadelerini kullandı.
Son olarak derin ven trombozunun erken tanı konulduğunda başarıyla tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu hatırlatan Dr. Ahmet Arif Ağlar, “Tek bacakta ani gelişen şişlik ve ağrı hiçbir zaman sıradan bir kas ağrısı gibi değerlendirilmemeli. Erken başlanan tedavi sayesinde hem akciğer embolisi gibi hayati risk taşıyan komplikasyonların hem de kalıcı damar hasarının önüne geçmek mümkündür.” diyerek özellikle yaz aylarında ortaya çıkan belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.



