Genel Sağlık

Ağustos Sıcaklarında Pıhtı Riskine Dikkat!

Bu 8 Önlem Hayati Önem Taşıyor

Op. Dr. Hidayet Demir

Pıhtı riski, Ağustos sıcaklarında sıvı kaybı ve uzun süre hareketsiz kalma gibi nedenlerle artabilir. Özellikle uzun yolculuk yapanlar, daha önce pıhtı geçirenler ve bazı kronik hastalıkları bulunan kişiler için yaz aylarında günlük alışkanlıklara daha fazla dikkat etmek gerekiyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Hidayet Demir, sıcak havalarda alınabilecek basit önlemlerin ciddi damar sorunlarının önüne geçilmesinde önemli olduğunu belirtiyor.

Pıhtı neden oluşur ve neden tehlikelidir?

Pıhtı, kanın damar içerisinde normalden farklı şekilde pıhtılaşarak damarı kısmen veya tamamen tıkamasıyla oluşuyor. En sık bacak toplardamarlarında görülen bu durum derin ven trombozu (DVT) olarak adlandırılıyor.

Asıl tehlike ise pıhtının bulunduğu yerden koparak kan dolaşımıyla akciğerlere ulaşması. Bu durumda pulmoner emboli gelişebiliyor. Pıhtılaşma sorununun yalnızca bacaklarla sınırlı kalmadığını belirten Op. Dr. Hidayet Demir, “Pıhtıların erken fark edilmesi ve doğru şekilde tedavi edilmesi büyük önem taşıyor. Pıhtının akciğere ulaşması yaşamı tehdit eden pulmoner emboliye, bazı durumlarda beyin damarlarının etkilenmesine veya kalp damarlarında ciddi sorunlara yol açabilir.” diyor.

Bu nedenle yaz aylarında ortaya çıkan bacak şikâyetlerini yalnızca sıcak havaya bağlamamak gerekiyor.

Ağustos sıcakları pıhtı riskini neden artırıyor?

Yüksek sıcaklıklarda vücut daha fazla terliyor ve buna bağlı olarak sıvı kaybı meydana geliyor. Yeterince su tüketilmediğinde dolaşım sistemi bu durumdan etkilenebiliyor. Sıcaklığın damarlar üzerindeki etkisi ve uzun süre hareketsiz kalma da tabloya eklendiğinde pıhtı oluşumu açısından daha elverişli bir ortam ortaya çıkabiliyor.

Op. Dr. Hidayet Demir, yaz aylarında özellikle sıvı kaybına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Aşırı sıcaklarda terlemeyle kaybedilen sıvının yerine konulmaması dolaşımı olumsuz etkileyebilir. Özellikle risk grubundaki kişilerde yeterli sıvı tüketimi ve gün içerisinde hareketli kalmak pıhtı riskinin azaltılması açısından önemlidir.” ifadelerini kullanıyor.

Sıcak havalarda yalnızca susadığında su içmek yerine gün boyunca düzenli sıvı tüketmek bu nedenle önem taşıyor.

Uzun yolculuklarda saatlerce oturmayın

Yaz tatiliyle birlikte uçak, otobüs ve otomobille yapılan uzun yolculuklar da artıyor. Özellikle 4 saatten uzun süren yolculuklarda aynı pozisyonda oturmak, bacak toplardamarlarındaki kan akımının yavaşlamasına neden olabiliyor.

Op. Dr. Hidayet Demir, uzun yolculuklarda hareket etmenin önemini şöyle anlatıyor:

“Dört saati aşan uçak, otobüs veya otomobil yolculuklarında uzun süre aynı pozisyonda oturulmamalıdır. Her 1-2 saatte bir ayağa kalkıp kısa yürüyüşler yapmak, ayak bileği egzersizleri uygulamak ve yeterli sıvı tüketmek pıhtı riskini azaltmaya yardımcı olabilir.”

Özellikle uçak yolculuklarında kabin koşulları ve uzun süre oturma bir araya geldiği için yolculuk boyunca bacakları mümkün olduğunca hareket ettirmek gerekiyor.

Kimler pıhtı açısından daha yüksek risk taşıyor?

Herkes aynı düzeyde pıhtı riski taşımıyor. Daha önce derin ven trombozu veya pulmoner emboli geçirmiş kişiler, ileri yaştakiler, kanser hastaları, yakın zamanda büyük bir ameliyat geçirenler ve uzun süre yatağa bağımlı kalanlar daha dikkatli olmalı.

Gebelik ve lohusalık dönemi, obezite, sigara kullanımı, diyabet ve kalp yetmezliği gibi durumlar da riskin değerlendirilmesinde önem taşıyor. Genetik pıhtılaşma bozukluğu bulunan kişilerin de hekimlerinin önerdiği önlemleri özellikle yaz aylarında aksatmaması gerekiyor.

Op. Dr. Hidayet Demir, risk grubundaki kişilerin yalnızca sıcak havaya değil, kendi kişisel risklerine de odaklanması gerektiğini belirterek, “Daha önce pıhtı öyküsü bulunan, kanser tedavisi gören, yakın zamanda ameliyat olmuş veya uzun süre hareketsiz kalması gereken kişilerin pıhtı açısından riskleri kişisel olarak değerlendirilmelidir.” diyor.

Günlük yaşamda pıhtıdan korunmak için neler yapılabilir?

Pıhtı riskini azaltmak için günlük yaşamda uygulanabilecek önlemlerin başında düzenli hareket ve yeterli sıvı tüketimi geliyor. Masa başında uzun süre çalışan kişilerin saatler boyunca aynı pozisyonda kalmaması, belirli aralıklarla ayağa kalkıp hareket etmesi gerekiyor.

Gün içerisinde yürüyüş yapmak, uzun süre oturmaktan kaçınmak ve sağlıklı vücut ağırlığını korumak da dolaşım açısından destekleyici alışkanlıklar arasında bulunuyor.

Op. Dr. Hidayet Demir, bu noktada günlük hareketin önemini, “Pıhtı riskini azaltmada yalnızca özel tedavilere değil, günlük yaşam alışkanlıklarına da dikkat edilmelidir. Düzenli yürüyüş, uzun süre hareketsiz kalmama, yeterli sıvı tüketimi ve sağlıklı kilonun korunması önemli koruyucu adımlardır.” sözleriyle ifade ediyor.

Sigara kullanımının bırakılması ve tansiyon, diyabet gibi kronik hastalıkların düzenli takip edilmesi de damar sağlığının korunmasına katkı sağlıyor.

Kan sulandırıcı ilaç ve varis çorabını kendi başınıza kullanmayın

Pıhtı açısından yüksek risk taşıyan bazı kişilere hekim tarafından koruyucu tedavi önerilebiliyor. Kan sulandırıcı ilaçlar veya basınçlı varis çorapları, kişinin risk durumuna göre değerlendirilebilen seçenekler arasında yer alıyor.

Ancak bu yöntemlerin herkes için uygun olmadığının altını çizen Op. Dr. Hidayet Demir, “Koruyucu amaçla kan sulandırıcı ilaç kullanımı veya varis çorabı tercih edilmesi gereken durumlar hastanın kişisel risklerine göre belirlenmelidir. Bu nedenle bu tür uygulamalar mutlaka hekim değerlendirmesiyle planlanmalıdır.” diyor.

Özellikle daha önce pıhtı geçirmiş kişilerin kendi başına ilaç başlamak yerine hekimlerinin önerilerine uyması gerekiyor.

Tek bacakta şişlik varsa dikkat!

Pıhtının bacak toplardamarında oluşması durumunda belirtiler çoğu zaman tek taraflı ortaya çıkabiliyor. Bir bacakta diğerine göre belirgin şişlik, ağrı, hassasiyet, sıcaklık artışı veya kızarıklık dikkate alınması gereken bulgular arasında bulunuyor.

Bu belirtilerin ortaya çıkması halinde kişinin kendi kendine tanı koymaya çalışmak yerine sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor. Op. Dr. Hidayet Demir, “Tek taraflı bacak şişliği, ağrı ve sıcaklık artışı gibi belirtiler özellikle yeni başladıysa ihmal edilmemelidir. Bu bulguların nedeninin ortaya çıkarılması için tıbbi değerlendirme gerekir.” ifadelerini kullanıyor.

Ani nefes darlığı ve göğüs ağrısı varsa acil yardım alın

Pıhtının bacak damarından koparak akciğerlere ulaşması halinde tablo çok daha ciddi hale gelebiliyor. Ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı veya kanlı öksürük pulmoner emboli açısından değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında.

Bu tür belirtilerin ortaya çıkması halinde beklemek veya evde uygulanabilecek yöntemler denemek yerine acil tıbbi değerlendirme gerekiyor.

Op. Dr. Hidayet Demir, özellikle ani gelişen belirtilerin önemine dikkat çekerek, “Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma hissi veya kanlı öksürük gibi şikâyetler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır. Pulmoner emboli hızlı değerlendirme ve tedavi gerektiren ciddi bir durumdur.” diyor.

Ağustos sıcaklarında 8 basit önlem

Yaz aylarında pıhtı riskini azaltmak için özellikle şu alışkanlıklara dikkat etmek gerekiyor:

  1. Susamayı beklemeden düzenli su tüketin.
  2. Uzun süre aynı pozisyonda oturmayın.
  3. Uzun yolculuklarda 1-2 saatte bir hareket edin.
  4. Ayak bileği ve bacak egzersizleri yapın.
  5. Sağlıklı vücut ağırlığınızı koruyun.
  6. Sigara kullanımından uzak durun.
  7. Pıhtı açısından risk grubundaysanız hekim kontrollerinizi aksatmayın.
  8. Tek taraflı bacak şişliği veya ani nefes darlığı gibi belirtileri önemseyin.

editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleriOp. Dr. Hidayet Demir, yaz aylarında pıhtıdan korunmanın temelinde riskleri önceden fark etmek olduğunu belirterek, “Sıcak havalarda yeterli sıvı tüketmek, hareket etmek ve uzun süre hareketsiz kalmamak herkes için önemlidir. Özellikle pıhtı açısından riskli kişilerin bu önlemleri daha dikkatli uygulaması gerekir. Şüpheli belirtiler ortaya çıktığında ise erken değerlendirme, ciddi komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşır.” değerlendirmesinde bulunuyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün