Mide Koruyucuyu Bırakınca Yanma Başlıyorsa Dikkat!
Mide yanması ve ekşime ilaçla geçse bile tekrar ediyorsa dikkat! Uzmanlar, sürekli “mide koruyucu” kullanmak yerine reflünün nedeninin araştırılması gerektiğine dikkat çekiyor.


Reflü, mide yanması, mide ekşimesi ve ağza acı su gelmesi gibi şikâyetlerle kendini gösterebilir; ancak mide koruyucu ilaç bırakıldığında yakınmaların yeniden ortaya çıkması, yalnızca ilacı tekrar kullanmak yerine reflünün nedeninin araştırılmasını gerektirebilir. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Halil Genç, sık tekrarlayan reflü şikâyetlerinde kişinin kendi kendine uzun süre ilaç kullanmak yerine yakınmaların nedeninin ve tedavi ihtiyacının hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Mide içeriğinin yemek borusuna doğru geri kaçmasıyla ortaya çıkan gastroözofageal reflü, toplumda sık görülen sindirim sistemi sorunları arasında yer alıyor. Ara sıra yaşanan mide yanması her zaman bir hastalık anlamına gelmeyebilirken, şikâyetlerin sıklaşması, özellikle geceleri ortaya çıkması veya günlük yaşamda sürekli “mide koruyucu” kullanma ihtiyacı doğurması durumunda daha ayrıntılı değerlendirme gerekebiliyor. Doç. Dr. Halil Genç, “Reflü yakınmalarının ilaçla azalması hastalar açısından rahatlatıcıdır. Ancak belirtilerin sürekli tekrarladığı durumlarda yalnızca şikâyeti ortadan kaldırmaya odaklanmak yeterli olmayabilir. Yakınmaların neden devam ettiğinin ve tedavinin hâlâ gerekli olup olmadığının değerlendirilmesi önemlidir” diyor.
Reflü sadece mide yanmasıyla mı ortaya çıkar?
Reflü denildiğinde çoğu kişinin aklına göğüs kemiğinin arkasında hissedilen yanma geliyor. Oysa gastroözofageal reflü belirtileri yalnızca bu şikâyetle sınırlı değil. Mide içeriğinin ağza doğru gelmesi, ağızda veya boğazda ekşi-acı bir tat oluşması ve göğüs bölgesinde rahatsızlık hissi de reflüyle ilişkili olabilir.
Bunun yanında bazı kişilerde kronik öksürük, boğazda rahatsızlık, boğaz temizleme ihtiyacı veya ses kısıklığı gibi daha farklı yakınmalar görülebiliyor. Ancak bu belirtilerin başka hastalıklarda da ortaya çıkabileceğini hatırlatan Doç. Dr. Halil Genç, “Özellikle mide yanması dışındaki belirtilerde doğrudan reflü sonucuna varmak doğru değildir. Hastanın yakınmaları bir bütün olarak değerlendirilmeli ve gerektiğinde diğer olası nedenler de araştırılmalıdır” ifadelerini kullanıyor.
Bu nedenle uzun süren öksürük veya ses kısıklığı gibi yakınmaların yalnızca reflüye bağlanması doğru olmayabiliyor.
Mide fıtığı reflüye neden olabilir mi?
Reflünün ortaya çıkmasında yalnızca beslenme alışkanlıkları etkili değil. Fazla kilo, sigara kullanımı, bazı beslenme alışkanlıkları ve bazı ilaçların yanı sıra mide fıtığı, yani hiatal herni de reflüyle ilişkili olabiliyor.
Mide fıtığında midenin bir bölümü, diyaframda bulunan açıklıktan göğüs boşluğuna doğru yer değiştirebiliyor. Bu anatomik değişiklik bazı kişilerde mide ile yemek borusu arasındaki bariyer mekanizmasını etkileyerek mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırabiliyor.
Ancak görüntülemede mide fıtığı görülmesi tek başına hastanın reflüsünün ne kadar ciddi olduğunu veya hangi tedavinin uygulanması gerektiğini göstermiyor. Doç. Dr. Halil Genç, “Mide fıtığının varlığı tek başına tedavi kararını belirleyen bir bulgu değildir. Hastanın yakınmaları, muayene bulguları ve gerekli görülen tetkikler birlikte değerlendirilmelidir” diyerek kişiye özel değerlendirme yapılmasının önemini vurguluyor.
Uzun süren reflü yemek borusuna zarar verebilir
Midenin iç yüzeyi asidik içeriğe karşı özel bir korumaya sahipken, yemek borusu aynı özellikte bir koruyucu yapıya sahip değil. Bu nedenle mide içeriğinin uzun süre ve sık aralıklarla yemek borusuna ulaşması bazı kişilerde dokuda tahriş ve inflamasyona yol açabiliyor.
Uzun süreli gastroözofageal reflü hastalığı bazı hastalarda özofajit ve yemek borusunda darlık gibi komplikasyonlarla ilişkili olabiliyor. Bir diğer konu ise Barrett özofagusu.
Barrett özofagusunda yemek borusunun alt bölümünü döşeyen hücrelerde değişiklik meydana geliyor. Bu durum yemek borusu kanserinin belirli bir türü açısından risk artışıyla ilişkili olsa da her reflü hastasında Barrett özofagusu gelişmiyor. Aynı şekilde Barrett özofagusu bulunan her kişide de kanser gelişmesi söz konusu değil. Doç. Dr. Halil Genç, “Kronik reflü ile ilişkili bazı değişikliklerin ortaya çıkabilmesi nedeniyle uzun süren yakınmaların değerlendirilmesi önemlidir. Ancak bu durum her reflü hastasının ciddi bir komplikasyon geliştireceği anlamına gelmez” diyerek gereksiz kaygıdan kaçınmak gerektiğine dikkat çekiyor.
“Mide koruyucu” ilaçlar ne kadar süre kullanılmalı?
Toplumda “mide koruyucu” olarak bilinen proton pompa inhibitörleri, mide asidini azaltan ve reflü dahil çeşitli sindirim sistemi hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçlar arasında bulunuyor. Uygun hastada, doğru doz ve doğru süreyle kullanıldığında tedavinin önemli bir parçası olabiliyor.
Buradaki temel sorun ilacın kullanılması değil; neden kullanıldığının ve ne kadar süre kullanılması gerektiğinin bilinmemesi. Bazı kişiler mide yanması ortaya çıktığında herhangi bir değerlendirme yaptırmadan ilaca başlayabiliyor. Bazıları ise uzun süreli kullanım konusunda endişelenerek hekim tarafından önerilen tedaviyi kendi kararıyla kesebiliyor.
Bu iki yaklaşımın da doğru olmadığını belirten Doç. Dr. Halil Genç, “Bir tarafta mide yanması olduğunda herhangi bir değerlendirme yapılmadan uzun süre ilaç kullanan kişiler, diğer tarafta ise uzun süreli kullanımın olası etkilerinden endişelenerek hekim tarafından verilen tedaviyi kendi kararıyla bırakan hastalar bulunuyor. Her iki yaklaşım da doğru değil” diyor.
Doç. Dr. Genç’e göre ilaca gerçekten ihtiyaç olup olmadığı, dozun azaltılıp azaltılamayacağı veya tedavinin sürdürülmesinin gerekip gerekmediği hastanın durumuna göre belirlenmeli.
Mide koruyucu bırakılınca mide yanması neden geri döner?
Uzun süre asit baskılayıcı ilaç kullanan bazı kişilerde tedavinin bırakılmasından sonra mide yanması ve benzeri yakınmalar yeniden ortaya çıkabiliyor. Bunun nedenlerinden biri, ilaç kesildikten sonra mide asidi üretiminde geçici bir artış yaşanabilmesi.
Bu nedenle ilacın bırakılmasıyla şikâyetlerin yeniden ortaya çıkması her zaman reflünün aniden kötüleştiği anlamına gelmiyor. Ancak yakınmaların sürekli tekrarlaması, kişinin gerçekten devam eden bir reflü hastalığı bulunup bulunmadığının yeniden değerlendirilmesini de gerektirebiliyor.
Doç. Dr. Halil Genç, “İlacın bırakılmasından sonra yakınmaların yeniden ortaya çıkması her zaman hastalığın ağırlaştığı anlamına gelmez. Ancak belirtilerin tekrarlaması halinde tedavinin neden sürdüğü, yeniden düzenlenip düzenlenemeyeceği ve altta yatan durumun ne olduğu hekim tarafından değerlendirilmelidir” ifadelerini kullanıyor.
Bu nedenle uzun süredir kullanılan bir ilacı kendi kendine aniden kesmek, dozunu değiştirmek veya şikâyet ortaya çıktığında yeniden başlamak yerine tedavi planının hekimle birlikte gözden geçirilmesi gerekiyor.
Her mide yanmasında endoskopi yapılması gerekiyor mu?
Mide yanması yaşayan herkes için aynı tanı yönteminin uygulanması gerekmiyor. Hastanın yaşı, şikâyetlerin süresi ve özellikleri, tedaviye verdiği yanıt ve eşlik eden bulgular değerlendirilerek hangi incelemelerin gerekli olduğuna karar veriliyor.
Bununla birlikte bazı belirtiler daha dikkatli değerlendirme gerektiriyor. Yutma güçlüğü, yutarken ağrı, açıklanamayan kilo kaybı, tekrarlayan kusma, kansızlık veya sindirim sistemi kanamasını düşündüren bulgular varsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli.
Doç. Dr. Halil Genç, özellikle bu tür durumlarda yalnızca ilaç kullanarak belirtileri bastırmanın doğru yaklaşım olmayacağını belirterek, “Alarm bulgularının eşlik ettiği veya uzun süredir devam eden yakınmalarda hastanın ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerekir. Hangi incelemenin yapılacağına hastanın klinik özellikleri doğrultusunda karar verilmelidir” diyor.
Reflü şikâyeti olanlar ne zaman doktora başvurmalı?
Ara sıra ortaya çıkan mide yanması ile sık tekrarlayan reflü yakınmalarını birbirinden ayırmak önem taşıyor. Şikâyetlerin giderek sıklaşması, gece uykudan uyandırması, günlük yaşamı etkilemesi veya kişinin sürekli ilaç kullanma ihtiyacı hissetmesi durumunda gastroenteroloji değerlendirmesi gündeme gelebiliyor.
Özellikle ilaç bırakıldığında yakınmaların tekrar tekrar ortaya çıkması, “İlacı yeniden mi başlamalıyım?” sorusundan önce “Bu şikâyet neden devam ediyor?” sorusunun yanıtlanmasını gerektiriyor.
Doç. Dr. Halil Genç, “Mide yanmasını yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir şikâyet olarak görmek yerine, neden ortaya çıktığını anlamaya çalışmak gerekir. Her reflü hastasının nedeni, hastalık seyri ve tedavi ihtiyacı aynı değildir. Bu nedenle uzun süredir devam eden veya sık tekrarlayan yakınmalarda kişinin kendi kendine ilaç kullanması yerine uygun gastroenterolojik değerlendirmeden geçmesi önemlidir” diyerek değerlendirmesini tamamlıyor.



