Genel Sağlık

Yaz sıcağında böbrek taşı riskine dikkat!

Sıcak havalarda artan sıvı kaybı idrarı yoğunlaştırarak böbrek taşı oluşumunu kolaylaştırabiliyor. Uzmanı, su tüketiminden beslenmeye, limonlu sudan vitamin takviyelerine kadar dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Prof. Dr. Cem Güler

Böbrek taşı, sıcak hava ve yetersiz sıvı tüketimi arasındaki ilişki yaz aylarında daha fazla önem kazanıyor. Artan sıcaklıkla birlikte terleme nedeniyle vücuttan kaybedilen sıvının yeterince yerine konulmaması, idrarın daha yoğun hale gelmesine ve böbrek taşı oluşumuna uygun koşulların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cem Güler, “Böbrek taşı oluşumunda tek bir nedenden söz etmek mümkün değildir. Genetik yatkınlık, beslenme alışkanlıkları, bazı metabolik özellikler ve kişinin daha önce taş düşürmüş olması gibi birçok faktör etkili olabilir. Ancak özellikle sıcak havalarda artan terlemeye karşı yeterli sıvının alınmaması, idrarın yoğunlaşmasına neden olarak taş oluşumuna uygun ortam hazırlayabilir” dedi.

Sıcak havalarda böbrek taşı neden daha sık görülüyor?

Böbrek taşları, idrarda bulunan bazı mineral ve maddelerin yoğunlaşarak kristalleşmesi ve zaman içerisinde bir araya gelmesiyle oluşabiliyor. Kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi maddelerin idrardaki yoğunluğunun artması taş gelişimi açısından uygun bir ortam oluşturabiliyor. Prof. Dr. Cem Güler, “Sıcak havalarda terlemeyle kaybedilen sıvı yerine konulmadığında idrar miktarı azalabilir ve idrar daha yoğun hale gelebilir. Bu durum taş oluşumunda rol oynayan maddelerin kristalleşmesini kolaylaştırabilir” ifadelerini kullandı.

Yaz aylarında özellikle uzun süre dışarıda kalan, yoğun egzersiz yapan veya fiziksel olarak çalışan kişilerde sıvı kaybı daha belirgin olabiliyor. Prof. Dr. Cem Güler, “Sıcaklık arttıkça yalnızca susama hissine güvenmek yerine kişinin terleme ve sıvı kaybını da dikkate alması gerekir. Özellikle daha önce böbrek taşı geçirmiş kişilerde yeterli sıvı alımı daha da önem kazanır” dedi.

İdrar renginiz size sıvı kaybını gösterebilir

Günlük yaşamda idrar rengindeki değişiklikler vücudun sıvı durumu hakkında bazı ipuçları verebiliyor. Yeterli sıvı tüketildiğinde idrar genellikle daha açık sarı renkte olurken, sıvı kaybının artmasıyla renk koyulaşabiliyor. Ancak her renk değişikliğinin yalnızca susuzlukla açıklanamayacağını belirten Prof. Dr. Cem Güler, “İdrar rengindeki değişiklikler tek başına değerlendirilmemelidir. Kullanılan ilaçlar, bazı besinler, vitamin takviyeleri ve farklı sağlık sorunları da idrar rengini değiştirebilir” diye konuştu.

Özellikle sıcak havalarda uzun süre dışarıda kalan kişilerin terlemeyle oluşan sıvı kaybına dikkat etmesi gerekiyor. Prof. Dr. Cem Güler, “Yoğun fiziksel aktivite yapan veya sıcak ortamda çalışan kişilerde sıvı ihtiyacı artabilir. Bu nedenle sıvı tüketiminin gün içerisinde düzenli şekilde yapılması önemlidir” dedi.

Böbrek taşında sadece su değil, beslenme de önemli

Böbrek taşı oluşumunda sıvı tüketimi kadar günlük beslenme alışkanlıkları da önem taşıyor. Özellikle yüksek miktarda tuz tüketimi, idrarla kalsiyum atılımını artırarak bazı taş türlerinin oluşma riskini yükseltebiliyor. Hayvansal proteinin gereğinden fazla tüketilmesi de bazı kişilerde taş oluşumunu kolaylaştırabilecek değişikliklere yol açabiliyor.

Ispanak, pazı, pancar, kakao, çikolata ve bazı kuruyemişler gibi oksalat içeriği yüksek besinler de özellikle kalsiyum oksalat taşı açısından risk taşıyan kişiler için önem kazanıyor. Ancak Prof. Dr. Cem Güler, “Oksalat içeren bütün besinlerin herkes tarafından tamamen diyetten çıkarılması doğru değildir. Beslenme önerileri kişinin taşının türüne ve metabolik özelliklerine göre belirlenmelidir” ifadelerini kullandı.

C vitamini takviyesinde “fazlası daha iyi” demeyin

Vitamin ve mineral takviyelerinin kontrolsüz kullanımı da böbrek taşı açısından göz önünde bulundurulması gereken konular arasında yer alıyor. Özellikle yüksek doz C vitamini takviyelerinin vücutta oksalat oluşumunu artırabileceği ve bazı kişilerde kalsiyum oksalat taşı riskini etkileyebileceği belirtiliyor. Prof. Dr. Cem Güler, “Vitamin takviyelerinde daha fazla tüketmenin her zaman daha fazla fayda sağlayacağı düşünülmemelidir. Özellikle daha önce böbrek taşı geçirmiş kişilerin yüksek doz takviyeleri hekim görüşü olmadan kullanmaması gerekir” dedi.

Taşınız varsa kalsiyumu tamamen kesmeyin!

Böbrek taşıyla ilgili yaygın yanlış inanışlardan biri de kalsiyum içeren bütün besinlerin beslenmeden çıkarılması gerektiği düşüncesi. Oysa özellikle kalsiyum oksalat taşı açısından besinlerle yeterli miktarda kalsiyum alınması önem taşıyabiliyor.

Besinlerle alınan kalsiyum, bağırsaklarda oksalatla bağlanarak oksalatın emilimini azaltabiliyor. Bu nedenle taş öyküsü bulunan kişilerin süt ve süt ürünleri gibi kalsiyum kaynaklarını kendi kararlarıyla tamamen kesmemesi gerekiyor. Prof. Dr. Cem Güler, “Böbrek taşı geçirmiş olmak, kalsiyum içeren bütün besinlerden uzak durmak gerektiği anlamına gelmez. Taşın türü ve kişinin metabolik özellikleri değerlendirilerek kişiye uygun bir beslenme planı oluşturulmalıdır” dedi.

Limonlu su böbrek taşını gerçekten önlüyor mu?

Limon ve bazı turunçgiller sitrat içeriyor. Sitrat, idrarda bazı kristallerin büyümesini ve bir araya gelmesini sınırlandırabilen maddeler arasında bulunuyor. Bu nedenle uygun kişilerde turunçgil tüketimi ve sitrat alımı koruyucu beslenme yaklaşımının bir parçası olabiliyor. Ancak limonlu suyun tek başına böbrek taşını önlediği veya mevcut taşı ortadan kaldırdığı düşünülmemeli.

Prof. Dr. Cem Güler, “Limonlu su bazı kişiler açısından sıvı tüketimini artırmaya yardımcı olabilir ve sitrat içeriği nedeniyle beslenmede yer bulabilir. Ancak bunu mevcut böbrek taşını tedavi eden veya bütün taş türlerini önleyen tek başına bir yöntem olarak görmek doğru değildir” değerlendirmesinde bulundu.

Herkesin içmesi gereken tek bir su miktarı yok

Böbrek taşı oluşumunun önlenmesinde yeterli sıvı tüketimi en önemli yaklaşımlardan biri. Taş hastalarında günlük idrar hacminin yaklaşık 2-2,5 litrenin üzerinde tutulmasına yönelik öneriler bulunuyor. Ancak bunun için tüketilmesi gereken su miktarı herkes için aynı değil. Hava sıcaklığı, fiziksel aktivite, terleme, beslenme ve kişinin sağlık durumu sıvı ihtiyacını değiştirebiliyor.

Prof. Dr. Cem Güler, “Sıcak günlerde yalnızca susama hissini beklemek yerine sıvı tüketiminin gün içine yayılması önemlidir. Ancak herkes için tek bir günlük su miktarı belirlemek doğru değildir. Kalp yetmezliği, ileri böbrek hastalığı veya sıvı kısıtlaması gerektiren başka bir sağlık sorunu bulunan kişilerin sıvı tüketimi mutlaka kendi hekimlerinin önerileri doğrultusunda planlanmalıdır” dedi.

Çay ve kahve suyun yerini tutar mı?

Çay ve kahve de toplam sıvı alımına katkıda bulunabiliyor. Bu nedenle bu içeceklerin her durumda vücudu susuz bıraktığını söylemek doğru değil. Ancak sıcak havalarda temel sıvı kaynağının su olması ve şekerli içeceklerin su yerine tercih edilmemesi önem taşıyor.

Prof. Dr. Cem Güler, “Çay ve kahve tüketimi kişinin toplam sıvı alımının bir parçası olabilir. Ancak özellikle sıcak havalarda suyun temel sıvı kaynağı olarak düşünülmesi ve şekerli içeceklerin gereksiz yere artırılmaması daha uygun bir yaklaşımdır” diye konuştu.

Böbrek taşı hangi belirtilerle kendini gösteriyor?

Böbrekte bulunan bazı taşlar uzun süre herhangi bir belirti vermeyebiliyor. Taşın böbrekten idrar kanalına ilerlemesiyle birlikte ise şikâyetler belirginleşebiliyor. Belin veya böğrün bir tarafında başlayan ve kasığa doğru yayılabilen şiddetli ağrı, böbrek taşının en karakteristik belirtileri arasında yer alıyor.

Bulantı, kusma, idrarda kan görülmesi, sık idrara çıkma ve idrar yaparken ağrı veya yanma da eşlik edebiliyor. Prof. Dr. Cem Güler, “Özellikle şiddetli yan veya bel ağrısına idrarda kan, bulantı veya kusma gibi yakınmalar eşlik ediyorsa böbrek taşı açısından değerlendirme yapılması gerekir” dedi.

Ateş ve titreme varsa beklemeyin!

Taş belirtilerine ateş ve titremenin eşlik etmesi, idrar akışında belirgin azalma veya idrar yapamama gibi durumlar daha hızlı tıbbi değerlendirme gerektiriyor. Taşın idrar yolunda tıkanıklığa yol açması ve buna enfeksiyonun eşlik etmesi ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Prof. Dr. Cem Güler, “Taş şüphesi bulunan bir kişide ateş ve titreme gibi enfeksiyon düşündüren belirtilerin ortaya çıkması önemsenmelidir. Böyle bir durumda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir” uyarısında bulundu.

Bir kez taş düşüren yeniden taş düşürebilir

Böbrek taşı oluşması, kişinin ilerleyen dönemde yeniden taş geliştirmeyeceği anlamına gelmiyor. Özellikle tekrarlayan taş hastalığında yalnızca daha fazla su içmek yeterli olmayabiliyor. Taşın yapısının incelenmesi, gerekli durumlarda kan ve idrar tetkiklerinin yapılması ve beslenme alışkanlıklarının değerlendirilmesi, taş oluşumuna neden olan faktörlerin belirlenmesine yardımcı olabiliyor.

Prof. Dr. Cem Güler, “Daha önce taş düşürmüş kişilerde taşın türünün belirlenmesi ve kişisel risk faktörlerinin değerlendirilmesi, tekrar oluşumu önlemeye yönelik daha doğru bir yol haritası oluşturulmasını sağlar” ifadelerini kullandı.

editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleriYaz aylarında böbrek taşından korunmanın yolu kişiye özel

Sıcak havalarda terlemeyle kaybedilen sıvının yerine konması, aşırı tuz tüketiminden kaçınılması ve dengeli beslenme böbrek taşı riskini azaltmaya yardımcı olabiliyor. Ancak daha önce taş geçirmiş kişilerde korunma yaklaşımının taşın yapısına ve kişinin metabolik özelliklerine göre planlanması gerekiyor.

Prof. Dr. Cem Güler, “Böbrek taşı riskini azaltmak için özellikle sıcak havalarda sıvı kaybının yerine konması, aşırı tuz tüketiminden kaçınılması ve dengeli beslenilmesi önemlidir. Daha önce taş düşüren kişilerde ise taşın türünün ve kişisel risk faktörlerinin belirlenmesi, tekrar oluşumunu önlemeye yönelik daha doğru bir yol haritası oluşturulmasını sağlar” diyerek sözlerini tamamladı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün