Genel Sağlık

Enfeksiyon Sanılıyor Ama Nedeni Farklı Olabilir

Bademcik kanserinde 8 kritik belirti

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Bayır

Bademcik kanseri, başlangıçta boğaz enfeksiyonunu andıran belirtilerle ortaya çıkabildiği için uzun süre gözden kaçabiliyor. Özellikle tek taraflı ve kalıcı boğaz ağrısı, geçmeyen boyun şişliği, yutma güçlüğü, kulağa vuran ağrı ve bademciklerde belirgin asimetri gibi bulguların birkaç hafta devam etmesi halinde KBB değerlendirmesi önem taşıyor. HPV enfeksiyonları, tütün ve alkol kullanımı ise hastalık açısından öne çıkan risk faktörleri arasında bulunuyor.

Bademcik kanserinde boğaz ağrısına dikkat: Her ağrı enfeksiyon olmayabilir

Bademcik kanseri, özellikle boğazda ağrı, yutma güçlüğü veya şişlik gibi enfeksiyonlarda da görülebilen yakınmalarla başladığında fark edilmesi gecikebilen hastalıklar arasında yer alıyor. Oysa tek taraflı seyreden, giderek belirginleşen veya birkaç hafta içinde geçmeyen belirtiler, basit bir boğaz enfeksiyonundan farklı bir tablonun araştırılmasını gerektirebiliyor.

Bademcikler, dil köküyle birlikte orofarenksin önemli bölgelerinden birini oluşturuyor. Bu bölgede gelişen kanserler baş-boyun kanserleri içinde değerlendiriliyor. Güncel veriler, özellikle HPV ile ilişkili orofarenks kanserlerinin son yıllarda daha fazla önem kazandığını gösteriyor.

bademcik kanseriAcıbadem Maslak Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Bayır, erişkinlerde uzun süre devam eden ve özellikle tek taraflı seyreden belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor.

“Tümörlerin tamamı kanser değildir ancak erişkin bir kişide geçmeyen boyun şişliği, tek taraflı boğaz ağrısı, yutma güçlüğü veya kulağa vuran ağrı mutlaka ciddiye alınmalıdır. Bu belirtilerin iki-üç haftayı aşması halinde ‘nasıl olsa enfeksiyondur’ düşüncesiyle beklenmemelidir. Erken başvuru, daha sınırlı tedaviyle daha başarılı sonuç alınmasını ve yaşam kalitesinin korunmasını sağlayabilir.”

Bu belirtilerin kanser anlamına gelmediğinin özellikle altını çizmek gerekiyor. Boğaz ağrısı, boyun şişliği veya kulak ağrısı çok sayıda farklı hastalıkta da görülebiliyor. Ancak belirtilerin uzaması, özellikle de tek taraflı olması, nedeninin hekim tarafından araştırılmasını gerektiriyor. Amerikan Kanser Derneği de ağız ve orofarenks kanserlerinde birkaç haftadan uzun süren boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, boyun kitlesi ve kulak ağrısı gibi yakınmalarda tıbbi değerlendirme yapılmasını öneriyor.

Bademcik kanserinde hangi belirtiler görülüyor?

Bademcik kanserinin belirtileri tümörün bulunduğu bölgeye ve hastalığın evresine göre değişebiliyor. Bazı hastalarda başlangıçta belirgin bir şikâyet ortaya çıkmayabilirken, bazı kişilerde boğaz enfeksiyonunu andıran yakınmalar görülebiliyor.

Özellikle şu belirtilerin uzun süre devam etmesi önem taşıyor:

  • Tek taraflı ve geçmeyen boğaz ağrısı
  • Yutarken ağrı veya takılma hissi
  • Boyunda kalıcı ya da giderek büyüyen şişlik
  • Tek taraflı kulak ağrısı
  • Bademciklerde belirgin büyüklük veya görünüm farkı
  • Ağız ya da bademcik üzerinde iyileşmeyen yara
  • Ses değişikliği
  • Kanlı tükürük
  • Nedensiz kilo kaybı

Orofarenks kanserlerinde boyunda kitle, geçmeyen boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, kulak ağrısı ve açıklanamayan kilo kaybı bilinen belirtiler arasında yer alıyor.

Boyundaki şişlik neden önemli?

Bademcik bölgesindeki tümörler bazı hastalarda doğrudan bademcikte belirgin bir kitle oluşturmadan boyundaki lenf bezlerine yayılabiliyor. Bu nedenle erişkin bir kişide enfeksiyon bulgusu olmadan ortaya çıkan, büyüyen veya kalıcı boyun şişliği önemsenmesi gereken bulgulardan biri.

Prof. Dr. Ömer Bayır, “Bademcik kanserinde genellikle ilk bulgulardan biri, boynun tek tarafında ortaya çıkan ve geçmeyen ağrısız bir şişlik olabilir. Bunun nedeni kanserin boyun lenf bezlerine yayılması olabilir.” diyor.

Bu nedenle özellikle yeni ortaya çıkan ve giderek büyüyen boyun kitlelerinde yalnızca enfeksiyon ihtimaline odaklanmak yerine KBB muayenesiyle nedenin belirlenmesi gerekiyor.

Bademcik kanserinde HPV neden önemli?

Bademcik ve dil kökü gibi bölgeleri içeren orofarenks kanserlerinde HPV, özellikle HPV-16, önemli risk faktörlerinden biri olarak kabul ediliyor. NCI ve Amerikan Kanser Derneği, yüksek riskli HPV tiplerinin orofarenks kanserleriyle, özellikle de bademcik ve dil kökü bölgesindeki tümörlerle güçlü biçimde ilişkili olduğunu belirtiyor.

Prof. Dr. Bayır, hastalığın iki önemli gelişim yoluna dikkat çekiyor:

“Bademcik kanserinin başlıca iki gelişim yolu vardır: Uzun süreli tütün ve yoğun alkol kullanımına bağlı kanserleşme ile yüksek riskli HPV enfeksiyonuna bağlı kanserleşme. Tütün ve alkol birlikte kullanıldığında risk daha da yükselir.”

HPV enfeksiyonlarının büyük bölümü bağışıklık sistemi tarafından temizlenebiliyor. Ancak bazı yüksek riskli enfeksiyonlar kalıcı hale geldiğinde hücrelerde zaman içinde kansere giden değişiklikler gelişebiliyor. Bununla birlikte HPV taşıyan herkesin bademcik kanseri geliştireceği düşünülmemeli. HPV enfeksiyonu yaygın olmasına rağmen, enfekte kişilerin büyük çoğunluğunda orofarenks kanseri gelişmiyor.

Sigara içmeyenlerde de görülebiliyor

Bademcik kanserini yalnızca sigara ve alkol kullanımıyla ilişkilendirmek de doğru değil. Özellikle HPV ile ilişkili orofarenks kanserleri, tütün veya yoğun alkol kullanımı öyküsü bulunmayan kişilerde de ortaya çıkabiliyor.

Prof. Dr. Bayır, “Ancak bademcik kanserinin yalnızca sigara kullanan kişilerde görüldüğü düşünülmemeli. HPV, sigara kullanmayan ve görece genç bireylerde de hastalığın gelişmesine yol açabiliyor.” ifadelerini kullanıyor.

Tütün ürünlerinden uzak durmak ve alkol tüketimini sınırlandırmak baş-boyun kanserleri açısından değiştirilebilir risk faktörlerinin azaltılması bakımından önem taşıyor. Tütün ve alkolün birlikte kullanılması ise riski daha da artırabiliyor.

Erken tanı tedavi seçeneklerini değiştirebiliyor

Bademcik kanserinde tedavi, hastalığın evresine, tümörün özelliklerine, lenf bezlerine yayılımına ve tümörün HPV ile ilişkili olup olmadığına göre değişiyor.

Erken evrede yakalanan hastalarda cerrahi veya radyoterapi gibi tedaviler uygun seçenekler olabilirken, daha ileri hastalıkta tedavi birden fazla yöntemin birlikte kullanılmasını gerektirebiliyor. Orofarenks kanserlerinde HPV/p16 durumunun belirlenmesi de hastalığın evrelemesi ve tedavi planlamasında önem taşıyor.

Prof. Dr. Bayır, erken tanının tedavi sürecindeki önemini şöyle anlatıyor:

“Erken tanı, tümörün daha küçükken ve çevre dokulara ya da uzak organlara yayılmadan tedavi edilmesini sağlar. Erken evrede cerrahi veya radyoterapi tek başına yeterli olabilir.”

Uygun hastalarda tümörün ağız içerisinden, transoral lazer veya robotik cerrahi gibi yöntemlerle çıkarılması mümkün olabiliyor. Bazı hastalarda boyundaki lenf bezlerinin de tedavi edilmesi gerekebiliyor. Patolojik bulgulara ve hastalığın özelliklerine göre ameliyat sonrasında radyoterapi veya kemoradyoterapi gündeme gelebiliyor. Daha ileri ya da tekrarlayan hastalıklarda ise sistemik tedaviler ve uygun hastalarda immünoterapiden yararlanılabiliyor.

“Nasıl olsa enfeksiyon” deyip haftalarca beklemeyin

Bademcik kanseri açısından en önemli noktalardan biri, belirtilerin tek başına kanser tanısı koydurmadığı gerçeği. Boğaz enfeksiyonları, reflü, çeşitli iltihabi hastalıklar ve başka baş-boyun sorunları da benzer yakınmalara neden olabilir.

Ancak erişkin bir kişide özellikle tek taraflı boğaz ağrısı, geçmeyen boyun şişliği, yutma güçlüğü, tek taraflı kulak ağrısı veya ağız-bademcik bölgesinde iyileşmeyen yara birkaç hafta boyunca devam ediyorsa, yakınmaların kendiliğinden geçmesi beklenmemeli.

KBB muayenesinde ağız ve boğaz bölgesi ayrıntılı biçimde değerlendirilirken, gerekli görülen durumlarda görüntüleme ve biyopsi gibi yöntemlerden yararlanılabiliyor. Kesin tanı ise şüpheli dokunun patolojik olarak incelenmesiyle konuluyor.

Özellikle nefes almada güçlük, ciddi yutma problemi veya belirgin kanama gibi durumlarda ise beklemeden sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor.

Bademcik kanserinde erken fark edilen hastalık, tedavi seçeneklerinin daha etkin biçimde değerlendirilmesine olanak sağlayabiliyor. Bu nedenle uzun süren her boğaz ağrısını kanser olarak görmek ne kadar yanlışsa, haftalarca devam eden tek taraflı belirtileri yalnızca enfeksiyona bağlamak da o kadar riskli. Buradaki kritik nokta, uzayan ve alışılmadık belirtilerin nedenini zamanında araştırmak.

editörün gözünden nedir, sağlık editörü kimdir, sağlık editörü elif nur güder, editörün gözünden sağlık haberleri

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün