Okullar Açılıyor: Çocuklarda Kaygı ve Okula Başlama Stresi Nasıl Yönetilmeli?


Okullar açılıyor, çocuklarda kaygı ve stres düzeyi her yıl olduğu gibi bu dönemde yeniden gündeme geliyor. Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte hem ailelerde hem de çocuklarda heyecan artarken, bazı öğrenciler için bu süreç yalnızca heyecan değil; yoğun kaygı, ayrılma korkusu ve okula başlama stresi anlamına geliyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Funda Gümüştaş, ebeveynlerin küçük yaşlardan itibaren çocuklarını gözlemlemesi ve sosyal ortamlara kademeli olarak hazırlamasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.
İlkokul 1. Sınıf Çocuklarında Ayrılma Kaygısı Daha Sık Görülüyor
Prof. Dr. Funda Gümüştaş, okula dönüş sürecinde her sınıf seviyesinde kaygı görülebileceğini, ancak özellikle ilkokul 1. sınıfa başlayan çocuklarda bu kaygının daha yoğun yaşandığını belirtiyor. Anasınıfı eğitimi almış olsalar bile çocukların ilkokulda daha kurallı ve düzenli bir sisteme adım attıklarını ifade eden Prof. Dr. Gümüştaş, şunları söylüyor:
“İlkokul 1. sınıf, okuma-yazma ve aritmetik becerilerinin yoğun şekilde öğretildiği, ödev düzeninin başladığı ve çevresindekilerin beklentilerinin fark edildiği bir dönemdir. Bu nedenle çocuklarda anneden ayrılma kaygısı sık görülür. Çocuklar ‘okulda yalnız kalacağı, ebeveyninin onu almayacağı’ gibi olumsuz düşünceler geliştirebilir.”
Çocuklarda Okula Başlama Kaygısına Karşı Ebeveynlere Öneriler
Çocuğun okula uyum sürecini kolaylaştırmak için uzmanlar, ailelerin süreci bilinçli şekilde yönetmesini öneriyor. Prof. Dr. Funda Gümüştaş’ın ebeveynlere tavsiyeleri şöyle sıralanıyor:
1. Okul Başlamadan Öğretmenle Tanıştırın
Çocuğunuzu okula başlamadan önce öğretmeniyle tanıştırmak, okulu birlikte gezmek ve bir gününün nasıl geçeceğini anlatmak belirsizlikleri azaltıyor. Bu adım, çocuğun kaygı düzeyini kontrol altına almasına yardımcı oluyor.
2. Öğretmen ile İş Birliği Yapın
Okulun ilk döneminde öğretmenle kurulan iletişim kritik öneme sahip. Prof. Dr. Gümüştaş, “Okula alışma sürecinde acele edilmemeli, çocuğun zorlandığı durumlara karşı sabırlı ve anlayışlı olunmalı” diyerek ebeveyn-öğretmen iş birliğinin önemini vurguluyor.
3. İlk Günlerde Gerekirse Okulda Bekleyin
Ebeveynler, okulun ilk günlerinde ihtiyaç halinde okulda kısa süreli bekleyebilir. Ancak bu bekleyişin süresini tamamen çocuğun kontrolüne bırakmamak gerekiyor. Prof. Dr. Gümüştaş’a göre, çocuk kaygısıyla küçük adımlarla yüzleştirilmeli ve güven ortamı sağlanmalı.
Sosyal Fobi ve Okul Fobisi Riskine Dikkat
Çocuklarda yalnızca ayrılma kaygısı değil, sosyal ortamlarda rezil olma, dalga geçilme ya da eleştirilme korkusu da sık görülüyor. Prof. Dr. Funda Gümüştaş, özellikle lise başlangıç yaşlarında sosyal fobi riskinin arttığını belirtiyor:
“Çocuğunuz ilkokul ve ortaokul yıllarında sessiz, çekingen ya da sonradan içe kapanık hale geldiyse, liseye geçmeden önce mutlaka bir çocuk ve ergen psikiyatri uzmanına başvurulmalı. Tedavi edilmemiş sosyal fobi, zamanla okul fobisine ve okul reddine dönüşebilir.”
Çocuğun Okula Uyum Sürecinde Ebeveynlere Düşen Roller
-
Çocuğu erken yaşlardan itibaren farklı sosyal ortamlara dahil etmek, topluluk önünde kendini rahat ifade etmesine katkı sağlar.
-
Okula başlama sürecinde sabırlı olunmalı, kaygılar küçümsenmemelidir.
-
Çocukla güvene dayalı açık iletişim kurulmalı, korkuları hakkında konuşması desteklenmelidir.
-
Rutinler oluşturulmalı ve uyku düzenine dikkat edilmelidir.
Erken Müdahale ile Okul Kaygısı Aşılabilir
Okullar açılırken çocuklarda kaygı ve stres düzeyini yönetmek hem çocukların akademik başarısı hem de ruh sağlığı açısından kritik öneme sahip. Prof. Dr. Funda Gümüştaş, erken müdahalenin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak şu sözlerle uyarıyor:
“Çocuklarda okul kaygısı doğal bir süreçtir ancak ihmal edilirse sosyal fobi, okul fobisi ve okul reddine kadar ilerleyebilir. Ebeveynler sabırlı, anlayışlı ve bilinçli davranarak çocuklarının sağlıklı uyum sağlamasına yardımcı olabilir.”



