
Son yıllarda halı sahalar ve spor tesislerinde kalp krizi nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısında artış yaşanıyor. Özellikle çocukların spora başlamadan önce detaylı bir kalp kontrolünden geçmesi büyük önem taşıyor. Liv Hospital Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Meki Bilici; “Spor yaparken kalbimiz normalden çok daha fazla çalışır. Bunu yapabilmesi için her şeyden önce kalbimizin sağlam olması gerekir. Bilinen kalp hastalığı bulgularında kalp taraması yapılarak hastalara teşhis ve tedavi uygulanır. Ancak bazı kalp problemleri sinsi seyredebiliyor” uyarısında bulundu.

Bu belirtilerde EKO şart!
Spor yaparken kalp normalden çok daha fazla çalışır ve bu nedenle sağlıklı olması gerekir. Bilinen kalp hastalıklarında tarama yapılarak teşhis ve tedavinin uygulanabildiğini belirten Doç. Dr. Meki Bilici, “Sporla ilgilenen herkesin yılda bir kez kardiyolojik açıdan muayene olmasında yarar vardır. Eforla ortaya çıkan göğüs ağrısı, nefes darlığı, çabuk yorulma, fazla terleme, istirahat esnasında çarpıntı, spor yaparken bayılma gibi şikayetleri olan insanların muayenelerini ve EKO çekmelerini kesinlikle öneriyoruz. Bununla beraber seyrek olarak hiçbir şikayeti olmayan bir insan, sinsi bir kalp hastalığı nedeniyle ilk bulgusunu kalp durması olarak da gösterebilir” dedi.
Spor öncesi kalp kontrolleri hayat kurtarır!
Spordan önce kişilerin mutlaka kapsamlı bir kardiyolojik muayeneden geçmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Meki Bilici, “Bu incelemelerin en önemlisi iyi bir şekilde hastanın şikayetlerinin sorgulanması, tansiyon ölçümü, elektrokardiyografi ve ekokardiyografik incelemedir. Bazı bireylerde efor testi, kan tahlili ve ritim holter çekilmesi de gerekebilir. Spor yapmadan önce yapılan incelemeler sayesinde hastadaki ritim problemleri, damar darlıkları ve kalp kasındaki kalınlaşma dediğimiz hiçbir bulgu vermeyen bazı sağlık sorunlarının teşhisi ve tedavileri mümkündür. Bazı hastalar da ise efor ile ortaya çıkması ölümcül risk içeren durumlarda hastaya spor yapmamasını tavsiye etmemiz gerekebilmektedir. Bu hastalığı olan hastaların efor gerektiren yarışmalara katılması bazen ölümcül riskler içermektedir” uyarısında bulundu.
Spor yasaklanabilir!
Bazı bireylerde efor sırasında ölümcül risk içeren durumlar tespit edilirse spora katılımın kısıtlanabileceği uyarısında bulunan Doç. Dr. Meki Bilici, “Eğer kişide efor sırasında ölümcül risk taşıyan aritmiler veya ciddi kalp hastalıkları tespit edilirse, spor yapması önerilmez. Ancak tedavi edilebilir durumlarda, uygun müdahaleler sonrasında kişinin tekrar spor yapmasına izin verilebilir. Nadir durumlarda heyecan ile tetiklenebilen ölümcül ritimler söz konusu olduğunda, kişinin spor yapması yasaklanarak hayatı kurtarılabilir” diye konuştu.
HER 10 ÇOCUKTAN 1’İNDE GÖRÜLÜYOR
Toplumda doğumsal kalp hastalıklarının görülme oranının yaklaşık yüzde 1 civarında olduğunu belirten Doç. Dr. Meki Bilici, “Eğer bireyin anne, baba veya kardeşlerinde doğumsal bir kalp hastalığı varsa, bu risk 4-5 kat artabilir. 7-8 yaş itibarıyla çocukların efor gerektiren sporlara başlaması mümkündür. Bu nedenle yarışmalı sporlara katılan çocukların yılda bir kez kalp kontrolünden geçmesi gerekmektedir. Bu kontrollerin amacı, yıl içinde geçirilen enfeksiyonların kalbe etkisini değerlendirmek ve olası riskleri önlemektir” dedi.
Kalp Kontrolü Olmayan Çocuklar Hangi Risklerle Karşılaşabilir?
Eğer çocukta doğumsal bir kalp hastalığı veya önemli bir ritim problemi olması durumunda spor sırasında bayılma veya ani ölüm riskinin ortaya çıkabileceği uyarısında bulunan Doç. Dr. Meki Bilici, “Göğüse sert bir darbe, golf sopasıyla çarpma veya şiddetli çarpışmalar nadiren ölümcül ritim bozukluklarına yol açabilir. Bu tür çarpışmalar sonrasında en ufak bir şüphede hastanın 112 aracılığıyla kardiyoloji uzmanı bulunan bir merkeze sevk edilmesi gerekmektedir” dedi.




