DNA’nızdaki hastalık kaderiniz değil!

Hastalıklarımız sonradan mı ortaya çıkıyor yoksa DNA’mızla birlikte mi geliyor? Kimi hastalıklarda aileden geçişin önemli bir risk faktörü önemli bir belirteç. Ancak bunun yanı sıra yaşadığımız çevre, maruz kaldığımız kanserojenler, yaşam tarzımız, ne kadar hareket ettiğimiz ya da etmediğimiz, vücudumuzdaki yağ ve şeker deposu gibi etkenlerde akut ya da kronik rahatsızlarda söz sahibi. Editörün Gözünden programında Gazeteci Elif Nur Güder‘in sorularını yanıtlayan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksoy, “DNA kodlarımızla bulunan harfler ve bunlardan oluşan cümlelerimiz var. Evet bu cümleleri değiştiremeyiz ama anlamını değiştirebiliriz” diyerek DNA’mızdaki hastalıkların kaderimiz olmayabileceğine dikkat çekti. Sağlıklı ve uzun yaşamın kuralları olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Aksoy ile konuştuk.
“Beynimiz tehditleri daha çabuk yayma eğiliminde”
Uzmanlık alanı olan Genel Cerrahi ile birlikte ağırlıklı olarak Damar ve Varis Cerrahisi alanında çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Murat Aksoy’u Türkiye’de geniş kesime tanıtan, sunuculuğunu yaptığı KanalD’de yayınlanan “Doktorum” programı oldu. Sonrasında da pek çok kanalda sağlık programı yapan Prof. Dr. Murat Aksoy kendi adıyla YouTube platformunda da güncel sağlık bilgileri paylaşmayı sürdürüyor.

Video içerikleri oluşturmanın aslında kendisi için bir hobi olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Aksoy, “Hem herkese ulaşabilecek bir dilde olsun hem bilimsel olarak zemini sağlam olsun hem baktığı zaman insanlar izlediği zaman bir şeyler öğrensin istiyorum ancak YouTube’ta bir filtrenin olmaması önemli sorun aslında” dedi. Hekim arkadaşlarının ya da meslektaşlarının bazen bilim dışı çıkışlarının olduğunun sorulması üzerine “Bu içerikleri görünce rahatsız oluyorum evet. Çünkü benim hep çıkış noktam bilim oluyor ve bilimsel veriler oluyor. Bunlara uymadan yapılan herhangi bir paylaşımın ben gerçekten çok zararlı olduğunu düşünüyorum. Bugün sadece YouTube’da değil televizyonda da bazen işte meslektaşlarımız farklı konuşuyor. Tabii ki farklı görüşler olabilir ancak bilimin söylediğinin dışında bir şeyler ifade edildiği zaman bu bazen halka zarar verici boyuta da ulaşabiliyor. O yüzden bunlar gerçekten beni çok rahatsız ediyor” dedi.
Bir doğrunun dünyayı bir kere dönene kadar yalanın 40 kere döndüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Murat Aksoy, “Bu tür tehdit ya da tehlike içeren söylemleri bizim beynimiz daha çabuk kabul ediyor ve daha çok paylaşmak istiyor. Çünkü insanoğlunun evrim süreci içinde aslında beyin şuna alışmış; “bir yerde tehdit tespit edersem buna karşı önlem almam lazım.” Dolayısıyla doğruyu duyduğu zaman onu paylaşma veya bilgiyi dağıtma ihtiyacı hissetmiyor ama herhangi bir tehdit “İşte şunu yapmayın, şu ilacı kullanma, bu ilaç öldürür” gibi ifadeleri yayma davranışına yöneliyor” diye konuştu.
“İnsanın ortalama yaşam süresi 80 yıl”
1950’lerde doğan bir bebeğin ortalama yaşam beklentisi 55-60 iken bugün bu sayının 80’lere çıktığına dikkat çeken Prof. Dr. Murat Aksoy, “Dolayısıyla insan ömrü uzadı. Burada fenin, tıbbın, endüstrinin ilerlemesinin ciddi katkısı var. Sağlığa yapılan yatırımların önemi var. Şöyle bir şikayette var; “cep telefonu kullanıyoruz, yediklerimiz yiyecek değil!” gibi. O zaman ömrümüzün kısalması gerekirdi ama uzuyor. İnsanoğlunun ne yapması gerekiyor peki? Doğru yaşam kurallarına uyması gerekiyor. “dedi.
Doğru yaşam kuralları nedir?
Söz konusu doğru yaşam kuralları olduğu zaman eskiden söze “ailede kanser türleri veya kalp hastalıkları görülüyorsa maça bir sıfır yenik başlarsınız” diyerek başladığını belirten Prof. Dr. Murat Aksoy, “Ancak bu artık kısmen doğru ve kısmen yanlış. Mesela ikiz araştırması var Danimarka’da. 1870’te alıp değerlendiriyorlar ikizleri ve takip ediyorlar. Bunlar tek yumurta ikizleri. Nerede yaşadılar, nasıl yaşadılar, kaç yaşında hasta oldular ve öldüler gibi. Baktıkları zaman şunu görüyorlar ki aslında uzun yaşamda genetiğin rolü erkekler için yüzde 23, kadınlar için yüzde 25. Kabaca yüzde 75 oranında genetiğin değil, nasıl yaşadığın, ne içtiğin, ne yediğin, fiziksel aktiviten önemli. Uykun önemli” diye konuştu.
DNA’nızı değiştiremezsiniz ama anlamını değiştirebilirsiniz
Bizim oluşum sürecimizde babanın sperm hücresinin annenin yumurta hücresini döllediğini, bu yarımşar hücrelerden tek bir hücre oluştuğunu belirten Prof. Dr. Murat Aksoy, ” Bu iki yarım hücrenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan DNA kişinin kaderini belirliyor. Derken bu hücre 2’ye, 4’e bölünüyor derken biz trilyonlarca hücreden oluşan Elif’le Murat oluyoruz. Bu DNA’ların üzerinde de bir sürü harfler var ve bir cümleyi oluşturuyorlar. Bu cümle örneğin “Ben onun para çaldığını söylemedim” olsun. Bu cümleyi ömür boyu değiştiremiyoruz ama farklı yerlere vurgu yaparak cümlenin anlamını değiştirebiliyoruz. Dolayısıyla mesela meme kanseri olan, ailede bir meme kanseri öyküsü olan kadın fiziksel aktivitesini arttırarak meme kanseri oluşturacak genin vurgusunu azaltmaya başlıyor. Böylece meme kanseri riskini azaltıyor” ifadelerini kullandı.
Hastalıkları kaderinizden çıkaracak sağlıklı yaşam ipuçları
Bir kişinin sağlıklı kalabilmesi için 7-9 saat uyku şart!
Fiziksel aktivitenin önemini vurgu yapan Prof. Dr. Murat Aksoy, “Bunun yanı sıra uyku çok önemli. Bir kişinin sağlıklı kalabilmesi için 7 ila 9 saat uyuması gerekiyor. 7 saatin altı 9 saatin üzeri % 120 oranında kalp krizi riskini arttırıyor. Bir de şu var ki 7-9 saat arasında uyuyor olabilirsin ama kalitesi nasıl? Uyku hijyeni diyoruz buna. Yatarken ışıklar kapatılacak, yatmadan önce mavi ışık kaynaklarından uzak kalınacak, ilaçlar düzgün bir şekilde alınacak, sessiz bir ortam olacak. Her gün mümkünse aynı saatte yatıp aynı saatte kalkacağız. Yani bizim derin uyku fazını mutlaka korumamız gerekiyor çünkü bütün bağışıklık sisteminin savaşan hücreleri, beynin temizlenmesi vs. hepsi o derin uyku fazında oluyor” dedi.
Kendiniz için en doğru beslenme şeklini bulun!
Tek tip beslenme şeklinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Murat Aksoy, “Tamamen bitkisel beslendiğinizde de bedeninizde pek çok vitamin ve mineral eksik kalacaktır. Hayvansal gıdalardan da önemli protein temin ediyorsunuz. Bunun yanı sıra glutensiz beslenmek eğer sizin için bir hassasiyet yoksa gereksiz olabilir. Gluten bizim laktoz intoleransına benziyor biraz. Yani doğduğumuz
zaman nasıl herkes sütü içer de yaş ilerledikçe vücudumuz sütü tolere edememeye başlayabilir. Kişi şunu fark edebilir “aslında 50 ml süt içsem bu beni rahatsız etmiyor” ya da kimisi yarım kilo süt içse onu tolere edebilir. Glutende bu şekilde olabilir. Çünkü insanlara sorsan çocukken ekmek yemiyor muyduk? Hepimiz yiyorduk. Yaş ilerledikçe bu değişebilir. Burada kendinizi test edebilirsiniz. Glutenli beslendiğinizde gerçekten sıkıntı yaşıyorsanız, şişkinlik hissediyorsanız, bacaklarınızda ödem oluşuyorsa kesin bir süre. Ara verin, kendinizi değerlendirin, sonra yeniden almaya başlayın gluten. Yeniden başladı mı rahatsızlığınız? İki kez kontrol edin yani. Buna göre karar verin beslenmenize” dedi.
“Hayatınıza 10 yıl katacak tek şey…”
Sigaranın bırakılmasının net olarak insan hayatına 10 yıl kattığına dikkat çeken Prof. Dr. Murat Aksoy, “Eğer kullanılıyorsa sigara ya da diğer tütün ürünleri elektronik sigara da dahil –(İngiltere’de 1900’lerin başından itibaren takip edilen erken doktorlarda sigara içenlerin içmeyenlere göre 10 yıl daha kısa yaşadığı belirlendi ) -10 yıl kaybediyor. Bu 25-35 yaşları arasında 10 yıl, 55-60 yaş arasında 5 yıl kazanmak anlamına geliyor” diye konuştu.
Stresi hayatınızdan çıkaramıyorsanız onu yönetin!
Büyükşehirde özellikle de İstanbul gibi bir şehirde yaşamanın insanın hayatına stres olarak eklendiğini belirten Prof. Dr. Murat Aksoy, “Benim buraya gelmem bir buçuk saat ama hep söylediğim bir şey var; stres hayatımızda olması gereken bir şey ve uzun yaşamamızın nedenlerinden bir tanesi ama stresin uzun süre devam etmesi bu kez ömrü kısaltıyor. Evet hayatımızda stres faktörü çok var ama eğer hayatımızdan çıkaramıyorsak onu yönetmeliyiz. Mesela İstanbul trafiğine ben çözüm olabilir miyim? Olamam. Ama orada geçirdiğim vakti değerli hale getirebilirim” ifadelerini kullandı.
Longevity uzun yaşam mı sağlıklı yaş almak mı?
Longevity kavramının yaşam süresini uzatma anlamına gelmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Murat Aksoy,” Hastalıkların kontrolü anlamına geliyor. Yani bugün diyabetli olabilirsiniz ama diyabet ile yıllarca yaşayabilirsiniz. Hepimiz belki bir enfarktüs geçireceğiz veya kalp problemi yaşayacağız ama stent konacak, belki bypass’a bir ihtiyaç olmayacak ve daha basit işlemle çözülebilecek ama bir kalp hastası olacağız. Belki bir kanser atlatacağız, kemoterapi alacağız, radyoterapi alacağız, ameliyat olacağız ama atlatacağız fakat hastalıkları tamamen ortadan kaldırmayacağız. Şimdi mesela bu longevity çalışmalarında şunu görüyorsunuz; örneğin ilk ciddi hastalığıyla 80 yaşında, 70 yaşında tanışan insanlar 90’a kadar yaşıyor ama ilk hastalığını 90’la 100 yaşı arasında
yaşayanlar 110’a kadar çıkıyor” dedi.




